Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/12863 E. 2016/19405 K. 15.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12863
KARAR NO : 2016/19405
KARAR TARİHİ : 15.11.2016

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK’nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 01/05/2009-18.06.2012 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak sonlandırıldığını, haftanın 7 günü milli bayram ve genel tatil günleri dahil 07.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek belirsiz alacak davası olarak kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı nezdinde 3 yıl 18 gün çalıştığı, fazla mesai yaptığı, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ihtilaflıdır.
Davacı vekili, davacının haftanın 7 günü 07.00-23.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini iddia ederek fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek davacının haftanın 6 günü 04.00-19.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı anlaşılmakta ise de fazla mesainin günlük 3 saati geçemeyeceği belirtilerek günlük 3 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir.
Fazla mesai yaptığını ispat etmekle yükümlü olan davacının tanık dışında başkaca delili yoktur. Dinlettiği tanıkların ise davalıya karşı aynı veya benzer istemlerle açtıkları davaları bulunmaktadır. Bu itibarla, sırf davacı ile menfaat birliği içinde olan davacı tanık beyanlarına göre günlük 3 saat fazla mesai yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Ancak aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemizin 2016/12850 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2014/179 Esas 2016/1 Karar sayılı davasında dinlenen davalı tanıkları işyerinde 07.00-17.30 saatleri arasında haftada 6 gün; ise 07.00-18.00 saatleri arasında haftada 7 gün çalışıldığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarından beyanı işçi lehine yorum ilkesi, yapılan işin niteliği dikkate alındığında dosya içeriğine daha uygun olduğundan, davacının haftanın 7 günü 07.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek hafta tatili olan 7 inci gün çalışmasının 7,5 saati aşan kısmı fazla mesaiye eklenmek sureti ile fazla mesai süresi ve ücreti hesaplanmalı, takdiri indirim yapılarak kararı davacı temyiz etmediğinden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ihlal edilmeden alacak hüküm altına alınmalıdır. (Dairemizin 17.05.2016 tarih ve 2016/8526 Esas 2016/10849 Karar; 2016/8527 Esas 2016/10850 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.)
3-Dosya içeriğindeki deliller dikkate alındığında, davacının dini bayramlar dışındaki milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin kabul yerindedir. Ancak işçi, çalışmadan alması gereken milli bayram ve genel tatil günü ücretini aylık maktu ücretinin içinde aldığından, çalışması halinde ilave bir yevmiyeye daha hak kazanacaktır. Hal böyle olunca, bu alacağın 1 (bir) yevmiye üzerinden hesaplanması gerekirken, iki yevmiye üzerinden hesap edilmesi doğru olmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.