Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/13109 E. 2016/19206 K. 10.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13109
KARAR NO : 2016/19206
KARAR TARİHİ : 10.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, feshin geçerli nedenlere dayanmaması nedeniyle müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 01.05.2006-22.10.2013 tarihleri arasında bölgesine bağlı tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalıştığını, tıbbi tanıtım temsilcilerinin aylık ziyaret programlarını olarak adlandırılan bilgisayar iletişim programı aracılığı ile yaptıklarını, davacının adlı programa, 2013 yılı Temmuz ayında Hastanesinden ayrılmış olan 3 Ağustos, 27 Ağustos ve 17 Eylül tarihlerinde ziyaret ettiğini raporladığını ve bu durumun 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-e bendinde yazılı haklı ve geçerli fesih nedeni oluşturduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm deliller ve davacının savunmasına göre ve ayrıca tanık olarak bildirilmediği, davacının kullanmış olduğu bilgisayarın davalı tarafça teslim alındığı, bilgisayara yönetici sıfatıyla davalı tarafın girdiğinin anlaşıldığı, fiziki olarak rapor çıktısının alınarak davacıya imzalatıldığına dair bir rapor ortaya konulamadığı, son celsede davacının ibraz etmiş olduğu Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/15807 – 22272 K. sayılı onama ilamı ile onaylanan 2014/5-498 sayılı emsal kararının somut olarak uyduğu, davalı tarafın haklı feshi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre somut olayda, davacı, yaklaşık 7,5 yıllık tıbbi tanıtım temsilcisi olup işyerine ait olan adlı bilgisayar iletişim programına 13 ve 27 Ağustos ile 17 Eylül 2013 tarihlerinde ziyaret ettiğini raporladığı, ancak doktorun bu tarihlerden önce 2013 yılı Temmuz ayında iline tayininin çıktığı gerekçesiyle gerçeğe aykırı raporlamada bulunduğundan bahisle iş akdinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunması nedenleriyle haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin 4857 sayılı İş Kanunun 25/II. maddesinin (e) alt bendi uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar Dairemizin 2014/5708 E ve 2014/10806 K. sayılı ilamı ile bozularak davacının fesih bildiriminde belirtilen aylara ait Temmuz-Eylül arası aylık raporlarının incelenerek fesih konusu iddiaların gerçek olup olmadığı hakkında araştırma yapılması yönünde bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davalı işverenden ziyaret raporları dosya arasına getirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrasında davalı tanıkları dinlenilmiş ve eczacı bilirkişiden de rapor alınmıştır. Mahkemece bu araştırmalar yapıldıktan sonra “’ın tanık olarak bildirilmediği, davacının kullanmış olduğu bilgisayarın davalı tarafça teslim alındığı, bilgisayara yönetici sıfatıyla davalı tarafın girdiğinin anlaşıldığı, fiziki olarak rapor çıktısının alınarak davacıya imzalatıldığına dair bir rapor ortaya konulamadığı, davacının ibraz etmiş olduğu Dairemizin 7. Hukuk Dairesinin 2014/15807 – 22272 K. sayılı onamı ilamı ile onaylanan Bursa 5. İş Mahkemesinin 2014/5-498 sayılı emsal kararının somut olarak uyduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Feshe konu olayda ismi geçen Doktor Betül Bakar’ın 16.07.2013 tarihinde Üniversitesi Tıp Fakültesinden ayrıldığı sabit olup bu konuda uyuşmazlık söz konusu değildir. Öte yandan, davacı taraf 13.08.2013, 27.08.2013 ve 17.09.2013 tarihlerinde 3 tane hatalı giriş yaptığını dava dilekçesinde açıkça kabul ettiğinden bu raporlamanın davacı tarafından yapıldığı ve hatalı olduğu da taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. İhtilaf, davacının bu davranışının doğruluk ve bağlılığa aykırı olup olmadığı ve davacının bu davranışı nedeniyle işverenle olan iş ilişkisindeki güven ilişkisinin zedelenip zedelenmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosyaya getirtilen ziyaret raporlarının incelenmesinde, fesih bildiriminde belirtilen tarihlerde davacının ı ziyaret ettiği şeklinde raporlama yapıldığı görülmektedir. Mahkemece, bozma sonrası dinlenen davalı tanıkları ise “tıbbi tanıtım temsilcilerinin ziyaret programlarını kendilerinin belirlediklerini, programlarına uygun şekilde yaptıkları ziyaretlerle ilgili raporları günlük olarak sisteme girdiklerini, hatalı rapor düzenlenmesi durumunda hata bildirim formu düzenleyerek durumu üst yöneticilerine bildirdiklerini, ya da sözlü olarak telefonla da bildirimde bulunabileceklerini, davacının böyle bir düzeltme talebinde bulunmadığını” beyan etmişlerdir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının hatalı raporlama yaptığını açıkça kabul etmesine rağmen dosya içeriğinde davacının bu raporlamayı düzeltme yönünde bir girişimde bulunduğunu gösterecek bilgi veya belgeye rastlanmamıştır.
Dosya kapsamına ve tüm delillere göre, davalı işverence gerçekleştirilen feshin, fesih tarihi itibariyle geçerli nedene dayandığı, taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle işverenden iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği, haklı fesih olgusunun ileride açılması muhtemel alacak davasında ayrıca değerlendirilebileceği gözönüne alındığında, fesih tarihinde geçerli nedenin varlığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2- Peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yapılan Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 185,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan e göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Artan gider avansının ilgilisine iadesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.