Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/18482 E. 2016/19950 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18482
KARAR NO : 2016/19950
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 2012-2015 döneminde çalıştığını, 16/01/2015 tarihinde üye olduğunu, iş akdinin sendikaya üye olduğu öğrenilince feshedildiğini, fesih işleminin haksız ve kötüniyetli olduğunu, sendikaya bir takım iş arkadaşları ile üye olduğunun işveren tarafından öğrenilmesi üzerine iş akitlerine son verildiğini beyanla müvekkilinin işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işten çıkarılmasının sendikal faaliyet ile ilgisinin bulunmadığını, haklı nedenle feshin dayanağının ekonomik nedenler olduğunu, işlerin azlığı nedeniyle ekonomik nedenlerden dolayı iş akdine son verildiğini iş yerinde sendikalı olan işçilerin bilinmediğini, dolayısıyla sendikal nedenlerden fesih iddialarının asılsız olduğunu davacının herhangi bir işçilik alacağı ve tazminat hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Emsal nitelikteki Esas sayılı dosyasındaki itibar olunan bilirkişi raporu gereğince fesihte son çare ilkesine uyulmadığı, feshin geçersiz olduğu; davacının da aralarında bulunduğu işçilerin üye olduğu, sonrasında işveren tarafından işçilerin işten çıkartılmaya başlandığı, İşveren tarafından yapılan feshin sendikal nedenli fesih olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle, davalı işverence feshin dayanağı olan herhangi bir işletmesel karar sunulmadığı gibi ekonomik nedenlere dayalı olarak yapıldığı savunulan fesihte davalı işverenin tutarlı da davranmadığı; dosya içerisindeki dönem bordrolarından işverence fesih öncesi ve sonrasında yeni alımlar yapıldığının görüldüğü, ayrıca davalı işverence feshe son çare olarak başvurulduğunun da ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece feshin geçersizliği yönündeki tespit yerinde olup davalının bu yöne ilişkin sair temyiz nedenleri yerinde değildir.
Ne var ki; davacı feshin sendikal nedene dayalı olarak yapıldığını iddia etmiş olup mahkemece bu konuda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, davacının 16.01.2015 tarihinde sendikaya üye olduğu, iş akdinin ise 12.02.2015 tarihinde feshedildiği; işyerinde fesih ayında toplam 329 işçinin çalıştığı; sendikanın yazı cevabı ve eki listeden sendikaya 49 işçinin üye olduğu, bunlardan 17‘sinin üyelikten çekildiği (birisi emeklilik nedeniyle); 18 tanesinin de 2013-2015 yılları arasında işten çıktıkları, işten çıkanların çoğunun Mart 2015 tarihinde işten çıktıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraf tanıkları dinlenilmemiş, bilirkişi raporu alınmamıştır. Yukarıda sözü edilen emsal dosya raporu ve emsal dosya tanık beyanlarına itibarla hüküm tesis edilmiştir. Emsal nitelikteki sayılı dosyası ise henüz derdest olduğundan emsal alınacak kesinleşmiş bir karar da söz konusu değildir. Buna göre, eldeki bu delillerle bir sonuca ulaşmak mümkün görünmemektedir.
Mahkemece, taraf delilleri toplanılmadan, sendika üyeliğinden istifa eden işçilerin halen çalışıp çalışmadıkları, fesihten 6 ay önce ve sonraki dönem bordroları getirtilerek işe alınan ve çıkarılan işçilerin sendikalı-sendikasız oranları tespit edilmeden, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma yapılmadan feshin sendikal nedenle yapıldığı kanaatine ulaşılması eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
O halde, belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konusunda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.