YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20155
KARAR NO : 2016/19205
KARAR TARİHİ : 10.11.2016
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 12.08.2015 tarihinde davacının görevi başında uyuması nedeniyle işverenin güvenini kötüye kullandığından bahisle haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, fesihte sendikal neden bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından sendikal nedenin ispatlanamadığı, davalının da davacının uyuma eylemi nedeniyle zarara uğradığı ve iş güvenliğinin tehlikeye düştüğünü somut deliller ile ispatlayamadığı, davacının uyumasının olumsuz bir duruma sebebiyet vermediği, tek bir eylemi nedeniyle işten çıkarılmasının doğru olmadığı, fesihte son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Dosya içeriğine göre somut olayda, davacının davalı işyerinde kalite direktörlüğünde makine bakım görevlisi olarak çalıştığı, iş akdinin gece vardiyasında uyuduğunun tespit edilmesi üzerine iş güvenliğini tehlikeye sokması ve işverenin güvenini kötüye kullanması nedeniyle haklı neden gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının, bir kez yaşanan “çalışma saatlerinde uyuma eylemi”nin’un 25/II maddesine göre haklı neden ağırlığında olmadığı açıktır. Ancak, dosya kapsamı ve aynı gün Dairemizce incelemesi yapılan benzer dosyaların kapsamı ile özellikle sayılı dosyadaki davacı tanığı’ın beyanına göre, davalı işyerinde çalışan işçileri denetlemekle yükümlü grup liderlerinin de içinde bulunduğu davacı ile birlikte aynı vardiyada ve farklı bölümlerde çalışan toplam 15 civarında işçinin 12.08.2015 tarihinde gece vardiyasında uyuduklarının tespit edildiği görülmektedir. Söz konusu olay nedeniyle üç işçinin iş akdinin feshedildiği aynı gün Dairemizce incelemesi yapılan üç dosyadan anlaşılmaktadır. (Eldeki dosya ile Esas). Bu dosyalardan, 2016/13092 E. sayılı dosyada, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup iş bu karar Dairemizce onanmıştır.
O halde, davalı işyerinde çalışan işçileri denetlemekle yükümlü grup liderlerinin de içinde bulunduğu davacı ile birlikte aynı vardiyada ve farklı bölümlerde çalışan toplam 15 civarında işçinin 12.08.2015 tarihinde gece vardiyasında uyumuş olmalarının işyerinde çalışma düzenini bozduğu ve işverenle olan güven ilişkisini zedelediği anlaşıldığından feshin geçerli nedenle yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
3- Peşin harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yapılan Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 48,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan ’e göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Artan gider avansının ilgilisine iadesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10/11/2016 oybirliği ile KESİN olarak karar verildi