YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21451
KARAR NO : 2016/18442
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan.Tic.Ltd.Şti. vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İdare vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, davalı şirket dava dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu ve yapılan fesih işleminin haksız olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Aynı şekilde ihbar önelli fesih halinde dava açma süresi ihbar önelinin bitimi ile değil ihbar önelli fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçiye, 10.10.2014 tarihli fesih bildiriminin yer aldığı noter ihtarnamesi ile, “… Taşucu yurdu A bloğunda mecburi olarak hizmete kapatılması ve kapatılma sebebinde yukarıda izah ettiğimiz 4857 sayılı İş Kanunun 18. maddesinin son 3 fıkralarına uygun düşmesi ve kanununda vermiş olduğu iş yerinin ve işin gerekleri dolayısıyla işveren kaynaklanan geçerli bir sebeple işçi azaltılması yapabileceğini göstermesinden dolayı da zorunlu olarak belirli süreli iş sözleşmenizi 31.10.2014 tarihinde fesih edeceğimizi şimdiden bildiririm….” şeklindeki fesih yazısı tebliğ edilmiştir. Davacının söz konusu bu fesih bildirimine yönelik ihtarnameyi bizzat imzasına karşılık 15.10.2014 tarihinde tebliğ aldığı noterlik tebliğ şerhinden anlaşılmıştır. 1 aylık dava açma süresinin son günü 15.11.2014 tarihi mesai bitimi iken bir aylık hak düşürücü niteliğindeki dava açma süresi geçtikten sonra davanın 01.12.2014 tarihinde açılması nedeniyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan harcın tenzili ile bakiye 4,00 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile’ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ‘ ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Kalan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan iadesine, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.