YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2176
KARAR NO : 2016/14473
KARAR TARİHİ : 20.09.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacıya davalı …’de çalıştığı dönem için hak etmiş olduğu ikramiye ve ilave tediye alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek söz konusu alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı taraf davacının davalı …’den herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23/10/2014 tarihli kararı ile “Dava dilekçesi incelendiğinde; davacı vekilinin ikramiye ve ilave tediye alacağı olmak üzere toplam 2.000,00 TL alacağın hüküm altına alınmasını talep ettiği, akdi ikramiye alacağı bulunduğunu iddia eden işçinin, iş sözleşmesi gereği işverence ikramiye ödemesi yapılması gerektiğini ispat etmesi gerektiğine, söz konusu alacağa ilişkin ispat külfetinin davacı tarafça yerine getirilemediğine dair mahkeme değerlendirmesinin yerinde ve akdi ikramiye alacağı talebinin reddine karar verilmesinde her hangi bir hata bulunmadığı ancak davacı tarafın akdi ikramiye yanında ilave tediye alacağı talebinin de söz konusu olduğu, İlave tediye alacağı yasadan kaynaklanan bir alacak olduğu ve söz konusu alacağın ödendiğinin ispatının işverene düştüğü, bu tespite göre, davacı vekilinden dava dilekçesindeki talebini açıklamasının istenmesi, (hangi alacak için ne kadar talepte bulunduğuna dair) ilave tediye talebi hakkında yukarıda belirtilen ilkeler ışığında dosya kapsamına göre davacının ilave tediye alacağı bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden ispat külfetinin hatalı olarak ters çevrilmesi suretiyle ilave tediye alacağı ile ilgili talebin eksik araştırma sonucu reddedilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle hüküm bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde belirtildiği üzere ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizcede Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmektedir
Somut olayda, davacı bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 27/07/2015 tarihinde ilave tediye alacağını ıslah etmiş ve mahkemece bu ıslah dikkate alınmıştır. Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.