Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/21809 E. 2016/18939 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21809
KARAR NO : 2016/18939
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin sunduğu dilekçede mahkeme kararının hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair neden bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli olarak temyiz edilen dosyalarda da incelemenin belirtilen nedenlere bağlı kalınarak yapılması ile yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re’sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı feshin geçerli olmadığını ve sendikal nedene dayalı olduğunu öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli bir nedeni bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece feshin sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilirken davacının fesih tarihindeki 1 yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
4857 sayılı İş Kanununun 18 vd. maddeleri uyarınca feshin geçersizliği istemi yani işe iade davasında kurulacak hüküm tespit hükmü niteliğindedir. Dolayısıyla işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, faiz ile ilgili herhangi bir ibare de kullanılmaksızın hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Tespit davalarında yalnızca tespit hükmü verilir, eda hükmü verilemez.
Davacının iş akdine sendikal nedenle son verildiğinin ve feshin geçerli bir nedeni bulunduğunun ispatlanamadığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm fıkrasında “Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesine,” şeklinde eda hükmü kurulması hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerde hükmün “Davacı işçinin işe iadesi için işvereni süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesine,” kısmının silinerek yerine “Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09/11/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.