Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/22603 E. 2016/19353 K. 14.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22603
KARAR NO : 2016/19353
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı … davalı …AŞ.vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı …Ş. ‘nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, emeklilik sebebine dayalı kıdem tazminatı ile ücret farkı alacağı, 2011 yılına ait ikramiye alacağı ve işe iade davası sonucu hak ettiği ancak ödenmeyen boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ücret farkı alacağı talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı tarafça HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası açılmış olmakla ikramiye alacağının toplamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava dilekçesinde belirtilen tutarlara dava tarihinden faiz işletilip ıslah dilekçesinde belirtilen tutarlara faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle faiz işletilmemesi ile davacı boşta geçen süre ücreti için 20.12.2011 tarihinde ihtarname göndererek ücretinin ödenmesini talep etmiş olduğundan boşta geçen süre ücreti için ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26.12.2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava dilekçesinde talep edilen kısma dava, ıslah edilen kısma ise ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle faiz işletilmemesi hatalıdır. Ayrıca ikramiye yasadan ya da bireysel iş sözleşmesi ile işyeri uygulamalardan doğmaktaysa gününde ödenmeyen ikramiye için 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde öngörülen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmalıdır. 1475 sayılı Yasa döneminde doğan ikramiye bakımından temerrüt tarihinden 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girdiği 10.06.2003 tarihine kadar yasal faize, bu tarihten sonrası için ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Somut olayda iş yeri uygulamasına göre davacıya yılda 3 defa ikramiye verildiği ve ödenmeyen ikramiye alacağının hesaplanarak hüküm altına alındığı ancak bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yerine yasal faize hükmedilmesi hususları hatalı olup bozma nedeni ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının iki ve üçüncü bentlerinin tümden çıkarılarak yerine;
“Davacının 1.954,00 TL/net ikramiye alacağının 17.01.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı …Ş.’den alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacının 1.138,59 TL/net boşta geçen süre alacağının 26.12.2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …Ş.’den alınarak davacı tarafa verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı …Ş.’ye yükletilmesine, 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.