YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22937
KARAR NO : 2016/20222
KARAR TARİHİ : 29.11.2016
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı …. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin de muvazaalı olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, diğer davalı şirket ile firmanın bir ilgisinin olmadığını, davacının şirkette çalışmadığı gibi şirketin diğer davalı şirket ile de iş yapmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı diğer şirket ise davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi kabul edilerek davalı işveren tarafından yapılan fesih geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2014 tarihli ilamı ile özetle ve sonuç olarak,davalıların davacının devir sözleşmesine istinaden dava dışı ….’nde diğer davalı işçisi olarak çalıştığı anlaşılmasına rağmen davacının aslında işvereni dava dışı …. iken davalı aleyhine hüküm kurularak sonuca gidilmesinin hatalı olduğundan davacıya davaya dahil etmesi için önel verilerek kayıtlarına göre davacının işvereni olduğu anlaşılan dava dışı dahili dava dilekçesini tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra sunulması halinde bu şirketin cevap dilekçesi ile delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak …. yönünden davanın reddine,. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükmün nasıl oluşturulacağı ve nasıl tefhim edileceği 6100 sayılı HMK. nun 297 ve 321. maddelerinde açıklanmıştır.
Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen .na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut olayda, hükmün gerekçe kısmında davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin söz konusu olduğu, sonrasında sözleşmenin davalı Şirketine devredilmiş olması karşısında işyeri devri hükümleri kapsamında işe iade açısından davalı Şirketinin sorumluluğunun söz konusu olduğu, bu konuda ye yöneltilmiş davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisi dikkate alınarak feshin mali yükümlülüklerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği belirtilmişse de hüküm kısmında davacının davalı’ne karşı açmış olduğu davasının kabulüyle, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının bu konuda ‘ye yöneltmiş olduğu davasının reddine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinlmeşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücrete ve diğer hakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar kendi içerisinde çelişmekte olup gerekçe kısmında davalı …. ile arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu kabul edildiği halde hüküm kısmında ….hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olması çelişkili olup bu durum hükmün infazı sırasında tereddüde neden olabileceğinden davalının temyizi ve kazanılmış hakları da gözetilerek usulüne uygun şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ….’ne iadesine, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.