Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/23400 E. 2016/19830 K. 22.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23400
KARAR NO : 2016/19830
KARAR TARİHİ : 22.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.11.2016 Salı günü belirlenen saatte davalı … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 09/12/2010-26/11/2012 ve 04.04.2013-31/01/2014 tarihleri arasında ağır vasıta kamyon şoförü olarak en son net 1.350,00 TL çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak sonlandırıldığını, haftanın 7 günü milli bayram ve genel tatil günleri dahil 04.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek belirsiz alacak davası olarak kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketteki çalışmalarının girişli çıkışlı ve kesintili olduğunu, arada başka yerlerde çalıştığını, asgari ücret aldığını, çalışılan ocağın kontrolünün asıl firma olan İnşaatta olduğunu, onun talimatları ile hareket edildiğini, fazla çalışma olmadığını, resmi ve dini bayramlarda ocakta çalışma yapılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kuruma bildirilen 2 yıl 9 ay 14 gün davalı nezdinde çalıştığı, fazla mesai yaptığı, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ihtilaflıdır.
Davacı vekili, davacının haftanın 7 günü 04.00-23.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini iddia ederek fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek davacının haftanın 6 günü 07.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı, 7 inci günden gelen 2,5 saatin eklenmesi ile haftalık 26,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir.
Fazla mesai yaptığını ispat etmekle yükümlü olan davacının tanık dışında başkaca delili yoktur. Dinlettiği tanıkların ise davalıya karşı aynı veya benzer istemlerle açtıkları davaları bulunmaktadır. Bu itibarla, sırf davacı ile menfaat birliği içinde olan davacı tanık beyanlarına göre haftalık 26,5 saat fazla mesai yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Ancak davalı tanıklarından işyerinde 07.00-17.30 saatleri arasında haftada 6 gün; ise 07.00-18.00 saatleri arasında haftada 7 gün çalışıldığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarından Ramazan’ın beyanı işçi lehine yorum ilkesi, yapılan işin niteliği dikkate alındığında dosya içeriğine daha uygun olduğundan, davacının haftanın 7 günü 07.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek hafta tatili olan 7 inci gün çalışmasının 7,5 saati aşan kısmı fazla mesaiye eklenmek sureti ile fazla mesai süresi ve ücreti hesaplanmalı, takdiri indirim yapılarak kararı davacı temyiz etmediğinden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ihlal edilmeden alacak hüküm altına alınmalıdır.
3-Dosya içeriğindeki deliller dikkate alındığında, davacının dini bayramlar dışındaki milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin kabul yerindedir. Ancak işçi, çalışmadan alması gereken milli bayram ve genel tatil günü ücretini aylık maktu ücretinin içinde aldığından, çalışması halinde ilave bir yevmiyeye daha hak kazanacaktır. Hal böyle olunca, bu alacağın 1 (bir) yevmiye üzerinden hesaplanması gerekirken, iki yevmiye üzerinden hesap edilmesi doğru olmamıştır.
4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 09.12.2010-26.11.2012 ve 04.04.2013-31.01.2014 tarihleri arasında 2 yıl 9 ay 14 gün olarak çalıştığı kabul edilmiş ise de, kabul edilen hizmet süresi içinde davacının 05.06.2013-20.07.2013 tarihleri arasında isimli işveren nezdinde çalıştığı hizmet cetvelinden anlaşılmakta olup bu işverenin davalı ile bağlantısı tespit edilmeden gerekçesi de açıklanmadan hizmet süresine eklenmesi hatalı olmuştur. Bu işverenin davalı ile bağlantılı olup olmadığı ve sonucuna göre hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği belirlenmeli ve işçilik alacakları da bu belirleme doğrultusunda gerekirse yeniden hesap ettirilmelidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.350,00 TL avukatlık ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.