Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/26424 E. 2016/18665 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26424
KARAR NO : 2016/18665
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı tarafça feshinin geçersiz nedene dayandığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, davanın süresinde açılmadığını yapılan fesih işleminin ise geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava açma süresi üzerinde durulmaksızın yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesinin 05.02.2015 tarihli fesih bildirimi ile hammadde temin edilememesi, siparişlerin azalması ve ekonomik durgunluk nedeni ile üretim azalması söz konusu olup iş akdinin yasal hakları ödenerek 05.03.2015 tarihi itibariyle feshedileceği şeklindeki bildirimi davacı itirazsız imzalamıştır.
Dava ise yapıldığı belirtilen fesih bildirim tarihinden 2 ay kadar sonra 03.04.2015 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK’ya göre hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu da gözetilerek davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının tespiti amacıyla davacıya tebliğ edildiği belirtilen söz konusu fesih bildiriminin davacı asile gösterilerek beyanları alınıp fesih bildirim tarihinin tereddütsüz belirlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca tanıkların feshe yönelik özellikle 05.02.2015 tarihinde bildirimde bulunulduğu belirtilen fesih bildirimi konusunda beyanları olmadığı görülmekle mahkemece fesih bildirim tarihinin tespiti amacıyla gerekirse yeniden dinlenmeleri yoluna da gidilmelidir.
Hal böyle olunca mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.