Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/28126 E. 2016/20791 K. 08.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28126
KARAR NO : 2016/20791
KARAR TARİHİ : 08.12.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işyerindeki olumsuz davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin “geçerli sebeple” feshedildiğini, savunmasının alınmak istendiğini, fakat davacının savunma vermekten imtina ettiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,davacı hakkında dava konusu olay ile 18.01.2015 fesih sonrasında 20.01.2015 tutanaklar tutulduğu ve davalı şirketi ibra ettiği dosya da bulunan belgelerden anlaşılmaktadır. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde davacının iş akdinin fesih işlemi haklı nedene dayanmamakla birlikte fesih işleminin geçerli fesih olduğu kanaatine varılarak davalı işveren tarafından yapılan feshin usulüne uygun ve geçerli nedenle yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.
Dosya içeriğine göre 20.01.2015 tarihli fesih yazısında “iş sözleşmeniz yapmış olduğunuz olumsuz davranışlar nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunun 17. maddesine dayanarak 20.01.2015 tarihi itibariyle feshedildi” denilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince feshin işçinin davranışına ve verimine dayandırılması halinde işçinin savunmasının alınması zorunludur.
Somut olayda, yapılan feshin davranış feshi olup, davalı fesihten önce davacıdan 20/01/2015 tarihli yazı ile savunma istemiş aynı tarihli başka bir yazı ile savunma vermekten imtina ettiğine dair üç şahit huzurunda tutanak tutmuş ise de davacı kendisinden herhangi bir şekilde savunma istenmediğini iddia etmiştir. Davacının bu iddiasına karşılık davalı işveren savunmadan imtina tutanağında ismi geçen tutanak tanıklarının dinletmediği, dolayısıyla savunma talep edildiğinin davalı tarafça somut delillerle ispat edilemediği, bu nedenle yapılan feshin geçersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan 27,70 TL harcın tenzili ile bakiye 1,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına ,
6-Davacının yapmış olduğu 95,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 08.12.2016 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.