Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/3669 E. 2016/14343 K. 19.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3669
KARAR NO : 2016/14343
KARAR TARİHİ : 19.09.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata ve boşta geçen süre ücreti alacağına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayalı olduğunu ve sendikal tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, daha önce incelenip bilirkişi raporu alınıp sonuçlandırılan dosyalar ve bu dosyalarda alınan raporları gözetilerek neticede yapılan feshin geçersiz olduğu ve sendikal nedenlerle yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işverence 02.02.2015 tarihli noter aracığıyla gönderilen fesih bildirimi ile iş akdine ”…. genel ekonomik durgunluğun tetiklediği, müşteri talepleri, siparişlerindeki azalma sonucu, işletme ve işin gereklerinden kaynaklanan gerekçelerden dolayı 4857 sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca 02.02.2015 tarihi itibariyle tazminatlı olarak ” son verilmiştir.
İşveren 03.11.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile, ekonomik nedenlerle tedbir alınması gerektiği, bu tedbirlerin organizasyona yönelik değişiklikler ve tasarruf tedbirleri olacağı, kadroların azaltılması ve istihdam fazlalığının azaltılması için düzenleme yapılacağı yönünde karar almıştır.
Bu dosya yönünden ayrıca bilirkişi raporu aldırılmamış olup, davacının çalıştığı ….’daki işyerinde daha önce Dairemizce incelenip sendikal neden araştırması yönünden bozulan bazı dosyalarda yapılan keşif sonrası iş ve sosyal güvenlik uzmanı, tekstil mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan raporlar esas alınarak sonuca gidilmiştir. Söz konusu bu raporlarda işverenin ekonomik bir dar boğazda olduğu tespit edilmiş ise de, işverence fesih öncesi ne gibi bir tasarruf tedbiri alındığı ortaya konamadığı gibi ekonomik nedenle küçülme kararı alınmasından sonra 17 işçinin işe alındığı, işverence bazı işçilere bu kadrolar için teklif götürüldüğü anlaşılmakta ise de davacıya yapılmış bir iş teklifi olduğunun yöntemince ispatlanamadığı, işletmesel kararın tutarlı bir şekilde uygulanmadığı ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. ( Bkz. Yargıtay 7.HD; 28.04.2016 tarih ve 2016/5207 E-2016/9672 K sayılı ilamı).
Ne var ki; davacı feshin sendikal nedene dayalı olarak yapıldığını iddia etmiş olup mahkemece bu konuda yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı ve arkadaşları 2014 yılı Haziran ayında başlayan sendikal örgütlenme neticesinde 2014 yılının Temmuz ayından itibaren…İplik İş Sendikasına üye olmuşlardır. Dairemizce 2014 yılının Temmuz ayında somut olaydaki nedenden farklı bir gerekçe gösterilerek iş akdi feshedilen 6 işçinin iş akdinin feshedilmesindeki asıl nedenin sendikal faaliyet olduğunu kabul eden mahkeme kararları onanmıştır. (Dairemizin 2015/37182 -37183 -37184 -38998 -38999 – 36986 Esas sayılı dava dosyaları)
Dosya incelendiğinde, davacı tanıklarının sendikaya üye olduğu için işten çıkarılan 12 işçi ve çıraklıktan işçiliğe geçişte yeterli görülmeyenler dışında çıkarılan işçi olmadığını, diğer işçilerin kendi rızasıyla işten çıktıklarını beyan ettikleri; davalı tanıklarının ise kendi isteğiyle iş akdi sona erdirilen 200 kadar işçi olduğunu ancak ilk etapta 11 kişinin küçülmenin gereği olarak işveren tarafından işten çıkarıldığını beyan ettikleri görülmektedir. Temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte Dairemizde işletmesel karar gerekçe gösterilerek iş akdine son verilen 12 işçinin açmış olduğu işe iade davasının bulunduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise işletmesel kararın alındığı tarihten sonra ilk feshin 28.11.2014 tarihinde yapıldığı ve bu tarihten itibaren 137 kişinin iş akdinin son bulduğu, fesih ayında 10 kişinin kod 4 çıkışı ile, 19 kişinin kod 3 çıkışı ile 4 kişinin farklı kodlar ile işten çıkışının yapıldığının belirtildiği, Şubat 2015 ayına kadar ise 89 kişinin iş akdinin son bulduğu belirtilmiş ancak diğer aylardaki işçi çıkışlarının nedeni açıklanmamıştır. Mahkemece öncelikle, toplam kaç işçinin iş akdine işletmesel karar nedeniyle son verildiği ve bu işçilerden kaçının sendika üyesi olduğu, işverence işletmesel karar nedeniyle iş akdine son verilen sendikasız işçi olup olmadığı tespit edilmelidir.
Mahkemece, feshin sendikal nedene dayalı olup olmadığının tespitine ışık tutması bakımından işverence alınan işletmesel karar nedeniyle rızasıyla işten ayrılan kaç işçi olduğu, bu işçilerin sendikalılık durumları ve işverence alınan işletmesel karar nedeniyle fesih öncesi bazı işçilere iş teklifinde bulunulduğu savunulduğundan işverenin fesih öncesi işletmesel karar doğrultusunda teklif götürdüğü işçi sayısı, bu işçilerden kaçının sendikalı olduğu, teklifi kabul edip çalışmaya devam eden sendikalı işçi bulunup bulunmadığı ve teklifi kabul etmediği için işten çıkarılan sendikasız işçi olup olmadığı da netleştirilmelidir.
Ayrıca, işletmesel kararın alınmasından sonra işe alınan 17 işçinin sendikaya üye olup olmadığı da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Son olarak, sendikal örgütlenmenin başladığı 2014 yılının Haziran ayından sendikanın yetki tespitinde bulunduğu, 24.07.2015 tarihine kadar sendikaya üye olan işçi sayısı, kaç üye işçinin işten çıkarıldığı, sendikaya üye olmayan işçilerden işten çıkarılan olup olmadığı, kaç işçinin sendikadan istifa ettiği, bunlardan kaçının çalışmaya devam ettiği, bu tarihler arasında kaç işçinin işe alındığı ve bunlardan kaçının sendikaya üye olduğunun tereddütsüz belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen hususlarda yapılması gerekli araştırma uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılmalı, sonucuna göre işverenin peyder pey sendikalı işçileri işten çıkarmak yolu ile sendikanın gücünü kırma amacı taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.
Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konusunda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.