Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/9995 E. 2016/14585 K. 21.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9995
KARAR NO : 2016/14585
KARAR TARİHİ : 21.09.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesinde belirtilen haklara hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin yurt dışı kaynaklı sipariş üzerine iş yaptığını, müşterilerinden … ve …’a ait bütün projeler ile …’ nun …projesinin sonlandırılacağına dair şirkete verilen bilgi üzerine işletmesel karar alınarak işten gönüllü ayrılmak isteyenlere ek menfaat sağlanarak öncelik verildiğini, daha sonra ise …’daki fabrikada çalışma teklif edildiğini 1 işçi dışında başvuran olmaması nedeniyle istihdam fazlası işçilerin iş akitlerinin feshine karar verildiğini bu kapsamda davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı işverenin, … ve ….’ın tüm projeleri ve … projeleri 2014 Temmuz ayından başlayarak kademeli olarak 2015 Ocak ayı sonuna kadar fabrika ile iş ilişkisini sonlandırılması sebebi ile oluşan istihdam fazlalığı sebebi ile yasal olarak ve bir işverenden beklenebilecek her türlü hassasiyet ve özeni göstererek uyguladığı tedbirlere rağmen istihdam fazlalığının devam etmesi üzerine davacı işçinin iş sözleşmesini feshettiği, feshin geçerli sebebe dayandığı ve geçerli şekilde yapıldığı anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İş ilişkisinde işletmesel kararla iş sözleşmesini fesheden işveren, Medeni Kanun’un 2. maddesi uyarınca, yönetim yetkisi kapsamındaki bu hakkını kullanırken, keyfi davranmamalı, işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır. Keyfilik denetiminde işverenin keyfi davrandığını işçi iddia ettiğinden, genel ispat kuralı gereği, işçi bu durumu kanıtlamalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacının, davalı işyerinde 15 yılı aşkın süre ile çalıştığı anlaşılmıştır.
İş akti işletmesel karar uyarınca ( büyük bazı projelerin sona ermesi/ereceği, ikale ve …’ya nakil tekliflerinin kabul edilmemesi ve çalışmadığı halde ücret ödenmekte olması ) nedenleriyle geçerli nedenle feshedildiği bildirilmiştir.
Davalı işveren ilk olarak 20.06.2014 tarihinde aldığı işletmesel karar ile ” … ve…’ın tüm projeleri ile . …projesinin sonlanması neticesinde şirkete mali, finansal ve işgücü durumuna etkisinin araştırılması” gerektiği kararı almıştır.
01.07.2014 tarihinde ise araştırılması istenen hususlara ilişkin bilgi verildiği görülmüş, aynı şekilde bu tarihte … Fabrikasında yeteri kadar boş kadro da olmadığı gönüllü ayrılmak isteyenler varsa ne işlem yapılacağının araştırılmasına karar verilmiştir.
25.07.2014 tarihinde ise gönüllü işten çıkmak isteyenlere talepleri halinde kıdem ve ihbar tazminatı ile 1200 saatxsaat ücreti TL tutarında makul yarar sunulmasına karar verilmiştir.
01.11.2014 tarihinde ise … Fabrikasına … firmasından gelen siparişlerde artış olduğu gözlenmekle … Fabrika’sına işçi alımı gerekliliği ortaya çıktığı, … Fabrika’sındaki yeni personel ihtiyacını, …’deki çalışanları ikame etmeyi ve bu şekilde istihdamın korunmasını sağlamaya çalıştığını, bu kapsamda …’ya nakil olmak isteyen işçilerin çalışma koşul ve şartları hakkında ayrıntılı bir karar alındığı belirtilmiştir.
03.12.2014 tarihinde ise yukarıdaki işletmesel karar uyarınca … Fabrika’ya sadece bir ( 1 ) işçinin müracaat ettiğini ve onun da nakledildiğini, bununla birlikte biten proje ile işçilerin işyerinde yapabileceği bir iş kalmadığı için zorunlu olarak izne gönderildiği, bu kapsamda izinde olan bir kısım işçiye …’da çalışmak isteyip istemediği hususunun bir kez daha sorulmasına karar verilmiştir.
07.01.2015 tarihli son karar ile de yukarıdaki karar neticesindeki …’ya nakil konusunda yapılan bildirimlere rağmen herhangi bir geri dönüş alınamadığı görülmekle son çare olarak fesih sürecine geçilmesine karar verildiği, görülmüştür.
Ayrıca davalı işveren aldığı ikale ile ilgili kararı ile …’ya nakil gibi işletmesel kararları da işyerinde ilan etmiştir.
Ancak özellikle 19.11.2014 tarihli tebliğ ve duyuru başlıklı belgede ekli listede belirtilen personelden …’da çalışmak istemesi halinde yapılacak transferlere ilişki usul ve şartlar belirtilmişse de listelerde davacının isminin olmadığı görülmüştür.
Davalı işveren bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde…… İl Müdürlüğüne ve … Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğüne 11.08.2014 tarihli bildirimlerle Eylül 2014-Ocak 2015 dönemleri arasında montaj ve diğer bölümlerinde ( memur, kesme, kalite, lojistik bakım vb) yaklaşık 850 işçinin iş sözleşmesinin sonlanması yönünde 29.madde gereği bildirim yapıldığı bildirmiştir. Aynı bildirim aynı tarihte Türk Metal Sendikası İşyeri Temsilciliğine de yapılmıştır. Davalı işyerinde fesih süreci ile ilgili kronolojik durum yukarıda belirtildiği gibi olup ayrıca aynı işletmesel nedenle işten çıkarılan bir kısım işçinin açtığı işe iade davalarının temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde feshin geçersiz olduğu kabul edilerek kararların onandığı görülmüştür. ( Bkz. Yargıtay 7 HD; 02.12.2015 tarih ve 2015/36326 E-2015/24051 K sayılı ilamı, 17.02.2016 tarih ve 2015/41534 E-2016/3469 K sayılı ilamı gibi)
Dolayısıyla gerek yukarıda yapılan açıklamalar gerekse davalı işverenin … Fabrikası’na nakil için davacı işçiye yapılmış doğrudan bir görev teklifi bulunmaması ve gerekse emsal dosyalar dikkate alınarak davalı işverence yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yanılgılı değerlendirme ile feshin geçerli nedene dayandığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yapmış olduğu 345 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21/09/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.