Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1363 E. 2021/3938 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1363
KARAR NO : 2021/3938
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09/07/2012 tarihinde verilen dilekçeyle şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 26/02/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından talep edilmekle, yerel mahkemece 12/11/2019 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesinin reddine dair ek karar verilmiştir. Bu ek kararın istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; murisleri İbrahim ile davalıların murisi Abdullah’ın dava konusu 373 ve 374 parsel sayılı taşınmazlarda hissedarken diğer hissedarlarla birlikte aralarında anlaşma yaptıklarını, bu anlaşmaya göre …ve …’nın 374 parseldeki hisselerini … ve…ye, … ve …nin 373 parseldeki hisselerini İbrahim’e devredeceklerini, …ve …’nın hisselerini devrettiklerini, ancak …ın hissesini devretmeden vefat ettiğini, 373 parselde …’a ait hissesinin eşi …ve oğlu … adına tescil edildiğini belirterek 373 parselde davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davaya cevap vermemiştir.
Yerel mahkemece, davacıların iş bu davayı açmakta haklı oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkemece, tarafların kararı süresinde istinaf etmemesi üzerine hükmün 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili istinaf etmiştir.
Mahkemece 12.11.2019 tarihli ek karar ile, 31.07.2019 tarihinde temyiz isteminde bulunan davalılardan …ve …’ye gerekçeli kararın 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün 14.09.2018 tarihli kesinleşme şerhi ile 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğinin tasdik edildiği, davalıların yasal süresi geçtikten sonra istinaf başvurusunda bulunmuş olması nedeniyle davalılar …ve …vekili Av. …’ın 31.07.2019 tarihli istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 12.11.2019 tarihli ek kararı, bir kısım davalılar vekili istinaf etmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 03.03.2020 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Muhatapla birlikte oturanlara, muhatap adına ancak muhatabın birlikte oturulan konut adresinde tebligat yapılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.16: “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.25: “(1) Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Muhatap ile birlikte oturan kişinin talebi olsa bile konut adresi dışında tabligat yapılamaz. Aksi halde usulsüz tebliğ söz konusu olur. Zira muhatap ile birlikte oturan kişiye muhatap adına tebligat yapılabilmesi için tebligatın yapılacağı sırada muhatabın konutta bulunmaması gerekir. Muhatabın konutta olup olmadığı ise, ancak konut adresine gidilerek tespit edilip tutanağa geçirilebilir. Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca yapılacak tebligat, sadece gerçek kişiler adına yapılacak tebligatlarda söz konusu olabilir. Teb. K. m.16 uyarınca muhatap yerine kendisine tebligat yapılacak olan şahsın, muhatap ile birlikte aynı konutta oturması ve bu hususun tebligat tutanağında belirtilmesi gerekir. Tebliğ konusu evrakın sadece “birlikte oturan” şerhiyle tebliğ edilmesi yeterli olmayıp, bu kişinin Teb. K. m.16 da yazılı şahıslardan olup olmadığının da belirtilmesi gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ usulsüz olur. Muhatabın, aile fertleri ile birlikte oturması sadece ikametgah açısından söz konusu olabileceğinden Tebligat Kanunu m.16 daki adresten kasıt, muhatabın “ikametgah” (yerleşim yeri) adresi olup, işyerini kapsamaz. Birlikte oturma, konut için söz konusu olabilir. O halde Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi tebliğ adresi konut ise uygulanır, işyeri hakkında uygulanmaz. Tebligat K. nun 16. maddesinde belirtiler şahıslara muhatap adına tebligatın yapılabilmesi için, muhatap o adreste olmakla beraber sadece tebligatın yapılacağı sırada orada bulunmaması gerekir, aksi takdirde yapılacak tebliğ, usulsüz olur.
Somut olayda, dosya içerisine alınan Gölbaşı Merkez Karakol Komutanlığınca hazırlanan 24.02.2020 tarihli belge incelendiğinde; …’nin temizlik işlerine gittiği, temyiz eden davalılara çıkartılan tebligattaki adrese de ara sıra temizlik işlerine gittiği, Güzide ile aralarında işçi-işveren ilişkisi olduğu, tebligatta ismi geçen kişinin Hasibe olduğu ve imzanın da Hasibe’ye ait olduğu tutanak altına alınmıştır. Ayrıca UYAP sisteminden kontrol edildiğinde, temyiz eden davalıların “Kızılcaşar mah., 30 Ağustos cad., No:54 Gölbaşı/Ankara” adresinde, tebligatı alan Hasibe’nin “Halaçlı mah., Halaçlı Küme Evleri, No:74 Gölbaşı/Ankara” adresinde 29.12.2017 tarihinden beri ikamet ettiği anlaşılmıştır. Hasibe, temyiz eden davalılar ile aynı adreste oturmamaktadır.
Hükmü temyiz eden davalılar adına gerekçeli kararı tebliğ alan Hasibe’nin evde sürekli çalışan ve birlikte oturan hizmetçi olmadığı anlaşıldığından bu kişi aracılığıyla yapılan tebligat yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve yönetmeliğe aykırıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesince düzenlenen kesinleşme şerhinin ve ek kararın kaldırılması ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf talepleri hakkında inceleme yapılması gerekirken istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK 371. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 15.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.