Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1756 E. 2021/3991 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1756
KARAR NO : 2021/3991
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09/08/2010 gününde verilen dilekçe ile kamulaştırma bedelinin taraflara ödenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı … yönünden davayı takipsiz bıraktığından davanın açılmamış sayılmasına, davacılar yönünden davanın reddine dair verilen 23/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve diğer davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalıların murisi …’ın 10.08.1992 tarihinde vefat ettiğini, 88 ve 630 parsellerdeki hak ve hisselerini Besni Noterliğine ait düzenleme şeklinde 30.09.1985 tarihli 6566 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşme ile sattığını, dava konusu taşınmazların kamulaştırma kapsamına alındığını, bu taşınmazlar için acele kamulaştırma bedelinin depo edildiğini fakat satış vaadi sözleşmesi uyarınca tapuda tescillerin yapılmadığını, dava konusu 88 ve 630 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar hissesine düşen kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmesini, kamulaştırma bedeli davalılara ödenmiş ise davalılardan tahsil edilerek davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “davanın açıldığı tarihte Adıyaman ili, Besni ilçesi, Doğankaya Köyü 88 ve 630 parsel sayılı taşınmazlar hakkında herhangi bir tescil davasının açılmadığı, davalılar tarafından açılmış bir tapu iptal tescil davasının da bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde dava şartlarının tahdidi olarak sayıldığı, hukuki yarar şartının da dava şartlarından biri olduğu, hukuki yararın dava açıldığı tarihte mevcut olması gerektiği ancak davanın açıldığı tarihte tescil davasının ikame edilmemiş olması ve söz konusu taşınmazlar hakkında kamulaştırma işleminin yapılmamış olması nedeniyle davacıların davanın açıldığı tarihte mevcut güncel hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacıların davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine; davacı … mirasçılarından …’un 23.12.2014 tarihli duruşmada hazır olmadığı halde sehven dosyanın … açısından işlemden kaldırılmadığı, süresi içerisinde … tarafından herhangi bir yenileme dilekçesi de ibraz edilmediği gerekçesiyle … yönünden davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili ve diğer davacılar temyiz etmişlerdir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 701. maddesine göre; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir.” Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup, terekenin tamamını kapsar. Elbirliği halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir.
Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemler, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK m.60).
Somut olaya gelince; mahkemece satış vaadi sözleşmesinde satış vaadi alacaklısı olarak yer alan …’un mirasçısı …’un 23.12.2014 tarihli celseye katılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; davacılardan … mirasçısı …’un aynı celseye katıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 60.maddesi 2. fıkrasına göre duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usuli işlemlerin usulüne uygun davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade edeceği dikkate alındığında davacı …’un duruşmaya katılmamış olması nedeniyle hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan eldeki dava açıldıktan sonra 88 ve 630 parsel sayılı taşınmazlara yönelik iki ayrı kamulaştırma davası açıldığı ve davaların kabulüne karar verildiği, eldeki davanın açıldığı tarihte hakkında acele kamulaştırma kararı alınmış taşınmazlar hakkında davacılar tarafından gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak davası açılmamış olsa bile 30.09.1985 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi uyarınca alacaklı olan davacıların davalı …’ın payına düşecek kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesini istemelerinde hukuki yararlarının bulunduğu anlaşıldığından tüm davacılar yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili ve diğer davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.