Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1784 E. 2021/3923 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1784
KARAR NO : 2021/3923
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/04/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/12/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Muhsinler Köyü 125 ada 5, 6, 7, 8, 10, 14, 15 ve 16 parsellerin kadim mera olduğu, fiziki yapı itibariyle de mera özelliğinin mevcut durumunun devam ettiğinin anlaşıldığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Bir kısım davalılar ve davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından açılmıştır. Tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılmasını isteme hakkı kural olarak Hazine ile yararlanan köy veya belediye tüzel kişiliklerine aittir.
Meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler mera olarak sınırlandırılmada, yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine ise, mera olarak sınırlandırılmasını, haksız elatmanın giderilmesini ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanununun 4/4 maddesine dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hale getirme masraflarının tahsilini haksız eylem sahibinden isteyebilir.
4342 sayılı Mera Kanununun 4. maddesinde mera, yaylak ve kışlakların hukuki durumu belirlenmiş, 5. maddede mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilecek yerler sayılmış, 6. maddede ise mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahsis ve tahdit işlemlerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılacağı belirtilerek komisyonun kurulma ve çalışma şekli hükme bağlanmıştır. Anılan Yasanın 4/1 maddesinde meraların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ve bunlardan yararlanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olabileceği hüküm altına alınmış olduğundan, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan meralar hakkında Hazinenin mülkün sahibi olması sıfatıyla dava açma hakkının varlığını kabul etmek gerekir. Mera Kanununun 6. maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahsis ve tahdidinin Bakanlıkca yapılacağı belirtilmiş olup Bakanlığın yetkisi tespit, tahsis ve tahdidin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan anılan Bakanlığa genel mahkemede mera, yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma ya da sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte yasa ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazineyi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti yoktur. (Hukuk Genel Kurulu 2006/7 – 134 Esas, 2006/140 Karar)
Davacı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması davası açma hakkı olmadığından davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla davanın kabul edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4342 sayılı Yasa’nın 4/1. maddesinde meraların, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu açıkça belirtilmiş olmakla birlikte, 6/1. maddesinde ise, “Mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılır.” denilmek suretiyle, davacı Bakanlığa meraların tespiti hususunda görev verilmiştir. Yasanın verdiği bu görevin, dava açma yetkisini de kapsaması gerekir. Nitekim davacı Bakanlık, Yasa’nın verdiği görev nedeniyle, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılması talebiyle görülmekte olan davayı açmıştır. Ancak, davacı Bakanlık olmakla birlikte, dava Hazine vekili tarafından açılarak yürütülmüştür. Dava sonunda ise, Mahkemesince, dava konusu taşımazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Yani, dava konusu taşınmazların, Bakanlık adına tescili gibi bir durum da söz konusu değildir. Açılan davanın niteliği ve talep sonucu, yukarıda açıklanan 4342 sayılı Yasa’nın 6. maddesi kapsamındadır, bu nedenle davacının taraf sıfatında HMK’ya aykırılık bulunmadığı kabul edilerek, işin esasına girilip temyiz incelemesi yapılması gerekirken, davacının dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
K A R Ş I O Y
Sayın Yargıtay Üyesi …’nın muhalefet gerekçesine büyük ölçüde katılmakla birlikte, esasen kararın onanması gerektiği kanaatinde bulunmakla, sayın çoğunluğun görüşüne katılmadığımı karşı oy olarak belirtirim.