Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1879 E. 2021/4144 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1879
KARAR NO : 2021/4144
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.06.2017 tarihinde verilen dilekçeyle yaylaya el atmanın önlenmesi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.02.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 22/12/2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosya içerisinde örneği yer alan, Fen Bilirkişisi …tarafından hazırlanan 02/09/2019 tarihli rapor ve rapora ekli krokide her hangi bir parsel ayrımı yapılmaksızın, davacı tarafından gösterilen ve krokide (A) harfi ile belirtilen dava konusu yerin Güce/Tekke Köyü kadastro çalışma alanında kaldığı belirtilmiştir. Dolayısı ile dava konusu yer, Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin yetki alanında kalmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesinin 07/02/2018 tarihli celsesinde, dava konusu parsellerin “Sapmaz köyü çalışma alanı içinde olduğu görülmekle HMK’nun 114. Maddesi gereği mahkememizin görevli ve yetkili olduğu” şeklindeki gerekçe ile yargılamaya devam edilerek sonuçlandırılmıştır. Dava dilekçesinde her hangi bir parsel numarası belirtilmemiş, davalının müdahalesinden söz edilmiştir. İstinaf incelemesini yapan Trabzon BAM 1. Hukuk Dairesi’ de, “(…) davacı tarafça dava konusuna ilişkin her hangi bir ıslah başvurusunda bulunmadığı, davacı vekilinin 06/07/2017 tarihli dilekçesinde dava konusu olduğunu belirttiği Sapmaz Köyü 185 Ada 1, 3 4 parsel sayılı taşınmazlara davalı tarafça yapılmış herhangi bir müdahalenin kanıtlanamadığı…” şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
HMK’nun 12/1. Maddesi “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” şeklindeki düzenlemeyi içermekte olup, zilyetliğe el atmanın önlenmesi davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki olup, taraflar bu konuyu ileri sürmeseler dahi mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Kaldı ki; davalı köy muhtarı 17/07/2017 tarihli cevap dilekçesinde de bu hususu vurgulamıştır.
Bu nedenle 02/09/2019 tarihli fen bilirkişisinin raporu dikkate alınarak mahkemece öncelikle yetkisizlik kararı verilerek, dava dosyasının, dava konusu taşınmazın yetki alanının bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi’ne göndermesi gerekirken, yargılamaya devam ederek kesin hüküm oluşturacak şekilde esastan hüküm kurması yanlıştır.
Aksi kabul edilse dahi; 08/08/2018 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi …; dava konusu edilen yerin Sapmaz Köyü’ne ait olduğunu, mahalli bilirkişi …; kıranın sağ tarafının davacı köye ait olduğunu, tanık …; kırandan sağ tarafını kapsayan yerin Sapmaz Köyü’ne ait olduğunu, tanık …; dava dışı kırandan sağ tarafı kapsayan yaylanın kadimden beri Sapmaz Köyü’ne ait olduğunu beyan etmiş olmalarına karşılık, tanıklar tarafından bahsedilen yerin, 02/09/2019 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen yeri kapsayıp kapsamadığı, kapsıyorsa hangi tanık anlatımına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı açıklanmadan davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Belirttiğim bu gerekçelerle, istinaf talebini esastan reddeden Trabzon 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.