YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1928
KARAR NO : 2022/237
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
…
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08/11/2013 gününde verilen dilekçe ile şerhin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, …,… parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan şerhin kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile …,… no’lu taşınmazın beyanlar hanesindeki “Yüzölçümü hatalıdır” şerhinin kaldırılarak, taşınmazın yüzölçümünün 93.761,91 m2 olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Tapu Kadastro Müdürlüğü vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
Davanın daha önce asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesince uyuşmazlığın çekişmesiz yargı işi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir.
Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir.
Somut olayda; uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini isteğine ilişkin olup bu tür davalarda husumet, kural olarak şerh lehtarına karşı yöneltilmektedir. Şerhin, kimin yararına konulduğu yani lehtarının belirlenemediği durumlarda ise husumet bu kayıtları tutmakla yükümlü tapu müdürlüğüne yöneltilmelidir.
Nitekim, tapu müdürlükleri, Türk Medeni Kanununun 997 ve devamı maddeleri uyarınca tapu sicilinin tutulması ve bu sicillerinin yasalara uygun oluşması konularında görevli ve sorumludur.
Tüm bu olgular gözetildiğinde, şerhin terkini istenirken, bu kayıtları tutmakla yükümlü tapu müdürlüğünün davada yasal hasım olması nedeniyle, eldeki dava konusunun çekişmesiz yargı işi olduğundan da söz edilemez.
Bu durumda, davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, mahkemece asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 10.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.