Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2322 E. 2021/4243 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2322
KARAR NO : 2021/4243
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine 10/04/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir kısım davalılar vekilinin tavzih talebinin reddine dair verilen 27/09/2019 günlü ek kararının Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, Ankara ili, Bala ilçesi, Çiğdemli Mahallesi 122, 243, 250, 251, 876 parsel sayılı taşınmazların aynen taksiminin mümkün olmadığını belirterek, taşınmazların satış yolu ile ortaklığının giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermiştir. Karar, 31.08.2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, Ankara ili Bala ilçesi Çiğdem mahallesinde bulunan 122, 250, 876 parsel sayılı taşınmazlarda 26.04.2013 tarihinde dava dışı Haluk Genç lehine 99 yıllığına intifa hakkı tesis edildiğini, Türk Medeni Kanununun 700. maddesine göre, intifa hakkının paya düşecek bedel üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bu yönde tavzihini istemiştir.
Mahkeme, 27.09.2019 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar vermiştir.
Bir kısım davalılar vekili, ek kararı temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesine göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 700. maddesine göre, bir paydaşın kendi payı üzerinde intifa hakkı kurması hâlinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa; satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı, buna ilişkin paya düşecek bedel üzerinde devam eder.
Somut olayda, dava konusu edilen ve satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazların bir kısmının üzerinde 26.04.2013 tarihinde intifa hakkı kurulmuştur. Türk Medeni Kanununun 700. maddesine göre satış yolu ile paylaşmada intifa hakkının buna ilişkin paya düşecek bedel üzerinden devamına şeklinde hüküm kurulması gerekmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesi gereğince, bu hususta açıklama yapılarak ek karar verilmesi gerekirken talebin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile ek kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 23.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.