Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3152 E. 2021/4182 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3152
KARAR NO : 2021/4182
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : Bala Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/04/2011 gününde verilen dilekçe ile İİK’nun 121. maddesi gereğince ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/01/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ve davalı… tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, bir kısım davalıların müvekkili bankaya borçları sebebiyle haklarında icra takibi başlatıldığını ve haczin kesinleştiğini, icra hukuk mahkemesinden ortaklığın giderilmesi davası açabilmek için yetki belgesi alındığını beyanla, davalı borçluların murislerinden intikal eden taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bir kısım taşınmazlar yönünden yetki sınırı dışında kaldığından dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine, davaya konu 724, 830, 831, 832, 834, 837 ve 838 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ve davalı Nihat Tekin temyiz etmişlerdir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
6100 sayılı HMK’nın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesinde de gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdirine karar verildiği halde, gerekçeli kararda, bu kısım çıkarılmak suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m.298/2). Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur.
Bunun yanında; davaya konu 834 ve 837 parsel sayılı taşınmazların ifrazı ile oluşan 2272, 2273 ve 2275 parseller hakkında hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıt hakkında infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.12.2021 tarihinde oy birliği ile  karar verildi.