Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3306 E. 2021/3021 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3306
KARAR NO : 2021/3021
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19/08/2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11/02/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasbırakan Dişobini Alo’nun vefatı ile mirasçılarının tespit edildiğini, murisin kızı olarak tespit edilerek altsoyuna pay dağıtılan …’un murisin çocuğu olmadığından bahisle Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile muris Dişobini Alo’ya ait yeni mirasçılık belgesi verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece ilk olarak, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/8740 Esas, 2016/537 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. 4722 sayılı Kanun madde 17 uyarınca, miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir.
Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir. Mirasçıların ve paylarının belirlenebilmesi için gider yapılması gerektiğinde bu giderlerin davacı tarafça karşılanması gerektiği kuşkusuzdur.
Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu arkadaşlık bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile, ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir. Bu tür davalarda da miras bırakanın mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hakimin görevidir ve re’sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.
Somut olayda, iptali istenen Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı mirasçılık belgesinde, mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre muris Dişo’nun mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesine karar verilmiştir. Anılan mirasçılık belgesinin iptali için muris …’nun çocuklarından…’den doğma …ızı …nin altsoyu oldukları gerekçesiyle açılan Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/157 Esas, 2011/837 Karar sayılı dosyada yapılan yargılamada ise; davacıların, kök murisleri olan …nun Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki … ile aynı kişi olduğunu ispatlayamadıklarını, davacıların nüfus kayıtlarına göre kendi murisleri hakkında yeni mirasçılık belgesi talep edebilecekleri de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Deracaattan da geçerek kesinleşen Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/157 Esas, 2011/837 Karar sayılı dosyadaki ilam hükme esas alınmış ise de hükümde iptali istenen mirasçılık belgesinde murisin kızı olarak tespit edilen …’un nüfus kayıtlarına göre, mirasçılık belgesinin iptalini isteyen davacıların murisi Dişo’nun kızı olduğu iddia edilen Emine ile kardeş çocukları oldukları tespit edilmiştir. Ancak murisin kızı Rahime ile davacıların murisi Emine arasında akrabalık bağı tespit edilemediği gibi mirasçı …’un mirasçı olmadığına yönelik iddialara yönelik usulüne uygun dava açılmamış olması nedeniyle de bu hususun değerlendirmeye alınmadığı da belirtilmiştir.
İptali istenen Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı yargılamada dinlenen tanık …. muris Dişo’nun 3 çocuğunun bulunduğunu, bunlardan …’nın 1978 yılında vefat ettiğini, … …, Mezne ve Halil isminde dört çocuğunun bulunduğunu beyan etmiştir. Tanık beyanlarına göre muris …nun kızı olduğu tespit edilerek kendisine pay verilen …’un nüfus kaydında Şanlıurfa, … ilçesi, … mahallesi, cilt no:15, hane no:405 hanesine kayıtlı olduğu, 07.09.1978 tarihinde vefat ettiği, …, …,… ve … isminde 4 çocuğunun bulunduğu, baba adının …anne adının ise … olduğu görülmüştür. … bu haneye Şanlıurfa, Kendirci mahallesi, cilt no:15, hane no:408 18. sıradan evlenerek gelmiştir. …’un evlenerek geldiği hanede 01.07.1857 Şanlıurfa doğumlu Mehmet Salih’in kızı olduğu anlaşılmaktadır.
İptali istenen mirasçılık belgesinde dinlenen tanıklar … ve …’un beyanları ile nüfus kayıtları arasında çelişkili bulunduğu sabittir. Mahkemece bu hususlar nazara alınarak inceleme yapılması gerekirken, Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesi 2005/1519 Esas, 2006/157 Karar sayılı dosyayı hükme esas almak suretiyle iptali istenen mirasçılık belgesindeki tanıkların aksine beyan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.