YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4648
KARAR NO : 2021/4115
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
…
…
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.10.2013 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 07.11.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi temyiz eden davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.12.2021 günü için yapılan tebligat üzerine davacılar vekili Av. … ve karşı taraftan davalı … vekili Av. …geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın babası …’ın 01/01/1971 tarihinde ölümü ile 106 ada 44 parsel sayılı taşınmazın miras olarak kaldığını, davalılardan … …’ın İstanbul 15. Noterliğinin 08/08/1977 tarih ve 027917 yevmiye sayılı feragatnamesi ile diğer davalı …’ın ise Beyoğlu 1.Noterliğinin 10/08/1978 tarih ve 12884 yevmiye sayılı feragatnamesi ile kendilerine babalarından kalan ” … sınırı mevkiindeki” miras hisselerinden 5.000,00TL bedel karşılığında, (ablaları) … lehine feragat ettiklerini, ancak 1984 tarihinde Dursunköy’ün tapulaması sırasında feragatlerin bildirilmediği gibi miras hissesinin üç çocuğuna eşit olarak paylaştırıldığını belirterek davalılar adına olan tapunun iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …, …, …, … ve … vekili, hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddinin gerektiğini, dayanak gösterilen noter satış vaadi senedinin dosyada bulunan örneğinden müvekkillerinin imzasının taraflarınca tespit edilemediğini, böyle bir vaadin ne müvekkili … tarafından ne de diğer müvekkillerinin babası tarafından imzalanmış ve verilmiş olmadığını, satışı yapıldığı iddia edilen yerin Tosunköy adlı bir yer olup, dava konusu yerin ise Dursunköyde bulunduğundan verildiği iddia edilen vaadin bu yönüyle de geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, miras payının devri sözleşmesinden dönüldüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme yönelik davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, “..TMK.nın 676 ve 677 . maddesi hükümlerine göre, miras payının devrine ilişkin sözleşmeler yazılı olması koşuluyla geçerlidir. Eldeki davada davalı taraf sözleşmenin varlığını ve geçerliliğini inkar etmiştir. Hal böyle olunca davacıların sözleşmenin geçerliliğini ispat etmeleri gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeler tespit tarihinden sonra tanzim edildiğine, taşınmazın tarafların dip murisinden mirasen intikal etmesine rağmen tespitte paylı mülkiyete göre pay belirlenip taşınmaza ilişkin kadastro mahkemesinde görülen davada da davacıların murisinin o tarihlerde hayatta olup terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu hususunda ve sözleşmelerin varlığı hususunda itirazda bulunmadığına, kaldı ki tespitin paylı mülkiyet şeklinde yapıldığına göre miras payının devri sözleşmesinin de tapuda resmi şekilde yapılması gerektiğine, taşınmazın 1995 tarihinde paylı mülkiyet hükümlerine göre tapuya hükmen tescil edildiğine göre taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesi geçersiz hale gelmiştir.” gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir
Dava, miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK’nın 677. maddesi uyarınca açılan pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
TMK’nın 677. (MK.612) maddesine göre terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği TMK’nin 677.maddesine göre Noterlikçe düzenlenmesine bağlı ise de; TMK’nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önce yapılan miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olması yeterlidir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların müşterek murisi … 1972 yılında vefat etmiş olup, dava konusu (eski 111) …,… parsel 12.11.1976 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında (tapuya istinaden) davacıların miras bırakanı …, davalılardan …, diğer davalıların murisi … ve dava dışı kişiler adına paylı şekilde tespit edilmiş ve tespite Maliye Hazinesinin itiraz etmesi üzerine komisyon kararı ile itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Muris … ile … … arasında 08.08.1977 tarihinde ve … arasında ise 10.08.1978 tarihinde miras payının devri sözleşmeleri yapılmıştır. Komisyon kararına yapılan itiraz neticesinde, Çatalca 2. Kadastro Mahkemesinin 1984/202 Esas-1994/37 Karar sayılı ilamı ile, davacı-karşı davalı Hazinenin açtığı davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar-karşı davacılar … ve müştereklerinin davalarının kabulüne, taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine göre …, …, … ve dava dışı üçüncü kişiler adına tespit ve tesciline hükmedilmiştir. Verilen kararın derecattan geçerek 14/06/1995 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın (hükmen tescille) 32/1152’şer hissesi …, …, …’e ait olmak üzere kalan hisselerin dava dışı üçüncü kişiler adlarına paylı mülkiyet hükümlerine göre kaydedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacılar vekili, miras payının devrine ilişkin sözleşmelere dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davacıların davasının dayanağını oluşturan sözleşmeler 08.08.1977 ve 10.08.1978 tarihli olup, sözleşmelerin düzenlendiği bu tarihlerde dava konusu taşınmaz (tapuya istinaden) davacıların miras bırakanı …, davalılardan … diğer davalıların murisi … ve dava dışı kişiler adına paylı şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen kadastro tespitinin henüz kesinleşmediği görülmektedir.
-Dava konusu 111 (106 ada 44 parsel) parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının 12/11/1976 tarihinde düzenlendiği, bu tutanağa göre taşınmazın Temmuz 1926 tarihli ve 56 sıra numarasında tapuya kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
-12/11/1976 tarihli tapulama tutanağının kesinleşmesi, Hazine ve tespit maliklerinin karşılıklı açtıkları davalar nedeniyle, Çatalca 2. Kadastro Mahkemesince verilen 20/04/1994 tarihli Kararın 07/02/1995 tarihinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesince onanması üzerine gerçekleşmiştir.
-Tespit sonrası ancak kesinleşme öncesi (resmi makam huzurunda) yapılan miras payının devri sözleşmeleri ile miras payının devir edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca kadastro tespitine itiraz davasında …, … ve … davacı-karşı davalı olup, ilgili dava (komisyon kararı üzerine) Maliye Hazinesi aleyhine açılmıştır.
Bu durumda, kadastro tespiti sözleşme tarihleri itibariyle kesinleşmediğine göre tarafların paylı şekilde malik olduklarından söz edilemez. Başka bir ifade ile, tarafların sözleşme tarihlerinde iştirak halinde malik olduklarının kabulü gerekir.
Böyle bir taşınmazda kök muris … mirasçıları olduğu anlaşılan taraflar arasında yapılan ve miras payının devrine ilişkin bulunan dayanak sözleşmeler TMK’nın 677. maddesi hükmü uyarınca kural olarak geçerli ve sonuç doğuran bir sözleşmelerdir.
Hal böyle olunca, geçerli olan ve miras payının devri niteliğinde bulunan sözleşmelere değer verilerek 106 ada 44 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 3.815,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
…