YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4795
KARAR NO : 2021/3534
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 06/09/2017 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/05/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne kararın düzeltilmesi suretiyle yeniden karar verilmesine ve davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/12/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. …. ile karşı taraftan davacılar vekili … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, vekil edenlerinden Fatih adına kayıtlı dava konusu taşınmazın diğer müvekkili şirkete 04.05.2017 tarihinde devir edildiğini, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan binanın 1. katını haksız şekilde kullandığını açıklayarak elatmanın önlenmesine ve 1000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 22/10/2019 tarihli karar ile, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacılar vekilinin eksik harç, vekalet ücreti ve hükmün infazına yönelik istinaf itirazlarının kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili duruşmalı olarak temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK’nın 353/b-2 maddesinde, “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir”. 359/2 maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve terddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. hükümlerine yer verilmiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanısına varırsa, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir. (HMK. m. 353/b-1).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak (HMK. m. 360, m. 183) aynı kararı verir; yani istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (Karş: İYUK m. 45/3, c.2).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s. 698).
Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasasını hüküm altına aldığı kararları içinde bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu kararda Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf talebini değerlendirerek, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ile harcın eksik ve hatalı hesaplandığını, ecrimisil alacağına yönelik hükmün de infazda tereddüt oluşturacak şekilde tesis edildiğini gerekçe yaparak, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden hüküm kurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi gibi işin esası ile ilgili hüküm oluşturarak davacının davası kabul edilmiş, harç ve vekalet ücreti düzeltilmiş, ecrimisil alacağına dönem sonlarından itibaren faiz işletilmiş ve dava değeri üzerinden nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün 8. fıkrasında ise, “davalı istinafı yönünden..” denilmek suretiyle sanki ilk derece mahkemesi kararı doğru ve geçerliymiş gibi, başka bir ifadeyle ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmiş gibi hükmün üçüncü bendindeki karar ve ilam harcı miktarı kadar, mükerrer olacak bir şekilde istinaf harcının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararını Yargıtay gibi düzelterek onayamadığından, düzeltme işlemini ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra ve yeniden hüküm tesisi suretiyle gerçekleştirdiğinden, ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmediği için istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi bu kararıyla hem ilk derece mahkemesi sıfatıyla hüküm altına aldığı miktar üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmetmekte, hem de ilk derece mahkemesi kararını doğru bularak tasdik etmiş gibi mükerrer harç almaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 370/2 maddesinde, “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalıdan mükerrer harç alınmasına karar verilmesi doğru olmadığından, mükerrer harç alınmasına dair fıkranın hükümden çıkartılarak kararın bu yönde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22/10/2019 tarih, 2019/1958 Esas, 2019/2237 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının “Davalı istinafı yönünden alınması gereken 14.989,28 TL harçtan peşin alınan 660,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 14.329,28 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,” şeklindeki 8. maddesinin hükümden çıkartılmasına, HMK’nın 370/2 maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 07/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.