Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/5486 E. 2022/4548 K. 28.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5486
KARAR NO : 2022/4548
KARAR TARİHİ : 28.06.2022

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2017 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.09.2020 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.06.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Görülmekte olan dava müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil talebi ile açılmıştır. Dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif sonrasında bilirkişiler tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 10/12/2018 tarihli raporda taşınmazın değerinin 38.000.000 TL olduğu, 19/03/2019 tarihli ek raporda ise, davacının hissesinin değerinin 9.500.000 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı 05/02/2020 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçede men’i müdahale davasından feragat ettiğini bildirmiştir. HMK’nun 312/1. Maddesine göre, “feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.”
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre men’i müdahale davalarında harcın, men’i müdahale davasına konu edilen taşınmazın değeri üzerinden hesaplanarak ikmal edilmesi gerekmektedir. HMK’nun 323/1-ğ bendine göre vekalet ücreti de, harç gibi yargılama giderlerindendir. Bu durumda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin de, harç gibi, taşınmazın değeri üzerinden nisbi olarak hesaplanması ve lehine hüküm kurulan taraf lehine hükmolunması gerekmektedir. Harcın nisbi hesaplanıp, vekalet ücretinin maktu hesaplanmasının kendi içerisinde çelişki oluşturacağı bir gerçektir.
Keza; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’sinin 13. Maddesi gereğince, vekalet ücretinin nisbi olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bu gerekçeyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabul edilmesi, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı lehine bozulması ya da düzeltilerek onanması gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun, her iki tarafın temyiz itirazlarını reddederek kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.