YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5787
KARAR NO : 2021/3280
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20/08/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/06/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı …; Tapu Müdürlüğü tarafından mükerrer kadastro nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsel sayılı taşınmazlarda miktar tenzilleri yapıldığını, ancak Kartal İlçesindeki tapulama çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edilen 55, 58, 155 ve 243 parsel sayılı taşınmazların Hazine mülkiyetinde olmaları nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsellerle çakışan alanlarının 2981 sayılı Yasa kapsamında belediyelerine devri gerektiğinin kesinleşmiş mahkeme kararları ile tespit edildiğinden, bu kısımların mükerrer tapulama nedeniyle tapu iptali yoluna gidilemeyeceğini ileri sürerek; 55, 58 ve 243 sayılı parsellerin tamamı ile 155 sayılı parselin Pendik İlçe sınırları içinde kalan kısmının tapu kayıtlarının iptali ve belediye adına tescili isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarih, 2014/8713 Esas – 2015/1299 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine 04.10.2016 tarih, 2016/5826-7825 E.K. sayılı ilamı ile “… infaza elverişli biçimde bir hüküm kurulması gerektiği…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinde, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” düzenlemesi yer almaktadır. Belirtilen yasal düzenlemeye göre, mahkeme tarafların iddiaları, savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı … tarafından davalı Hazine aleyhine 2981 Sayılı Yasanın 10/son maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davaları sonucunda, 1389 ve 1976 parsel sayılı taşınmazların Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 tarih ve 726-792 sayılı ilamıyla, 3562 parsel sayılı taşınmazın Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2002 tarih ve 828-938 sayılı ilamıyla davacı … adına tescillerine karar verildiği ve bu kararların deracattan geçmek suretiyle kesinleştikleri anlaşılmaktadır. Dava konusu 1389, 1976 ve 3562 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen tescil kararlarının kesinleşmesinden sonra, mükerrer kadastro nedeniyle anılan parsellerin mükerrer kısımlarının 15.09.2004 tarihinde terkin edildikleri, ancak terkin edilen kısımlarda Hazine adına kayıtlı ve dava konusu edilen parsellerin bulunduğu görülmektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan 22.01.2019 tarihli ek fen bilirkişi rapor ve krokisine göre; 3724,55 metrekare yüzölçümlü ” Z31″ ile isimlendirilen kısmın, evvelce kesinleşen Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/726 Esas-792 Karar ve 2002/828 Esas-938 Karar sayılı ilamlarına konu kısımlar ile örtüşmeyen alan olduğu belirtilmiştir.
O halde mahkemece, dava konusu yapılmamış olan ‘’Z31’’ ile isimlendirilen kısım hakkında davanın kabulüne karar verilmek suretiyle talepten fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; (1) Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.