YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5799
KARAR NO : 2022/334
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/12/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 27/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkilleri ile 10.07.2001 tarihinde satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği 13815 ada 15 parsele yapılacak iş merkezinden 152 m2 miktara karşılık gelen hisseyi müvekkillerine vermeyi taahhüt ve kabul ettiğini, aynı zamanda aynı tanzim tarihli kontur garanti-teminat senedini de …’ya verdiğini, …’ın müvekkillerine vermeyi taahhüt ettiği 152 m2’lik hisseyi devretmediği gibi senet bedelini de ödemeyerek mülkiyetinde bulunan tapuları diğer davalılara satış göstermek suretiyle müvekkillerden ve borçlu olduğu diğer kişilerden mal kaçırdığını belirtmiş, 13815 ada 15 parselde davalı … tarafından devredilmiş olan ve … adına kayıtlı 230/1410 arsa payına karşılık gelen taşınmazlar ile yine 13815 ada 15 parselde … tarafından …’a devredilen 178/1410 arsa payına karşılık gelen taşınmazların tapu kayıtlarından her bir davalı için 76 m2 iptal etmek suretiyle toplam 152 m2’ye karşılık gelen taşınmazların tapularının iptali ile müvekkiller adına eşit oranda tapuya kayıt ve tescilini, mümkün olmaması halinde müvekkili …’ya teminat olarak verilmiş olan 500.000TL’nin vade tarihi olan 23.01.2004 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … ve … vekili, arsa sahipleri ile davalı müvekkillerinin 19.02.2002 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, edimlerini yerine getirdiklerini, davacılar tarafından ileri sürülen ve diğer davalı … ile yapıldığı belirtilen satış sözleşmesinden müvekkillerinin haberi olmadığını ve imzası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.05.2019 tarih 2016/9110 Esas- 2019/4793 Karar sayılı ilamı ile ‘’… senedin cezai şart olarak nitelendirilmesi doğru olmadığına göre, mahkemece davacıların ikinci kademedeki tazminat talebi açısından araştırma ve inceleme yapılmalıdır…’’ gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacıların tapu iptal ve tescil isteminin reddine ve davacı … (Kızılırmak) alacak talebinin kabulü ile, 500.000 TL’nin 13/12/2007 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı …’tan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ile davalılar … ile … vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazların gelince;
Hukukumuzda bir davadaki talebin, kademeli yolla mahkeme önüne getirilmesi mümkündür. Kademeli davada aslında ortada tek bir dava bulunup davacı hukuki himayeyi mahkemeden bu tek dava sebebiyle talep etmekte ancak alternatif istekler öne sürmektedir.
Somut olayda, davacılar tapu iptali ve tescil istemi ile olmadığı takdirde tazminat istemi ayrı davaların konusu olmayıp, davacılar bu isteğini seçenekli olarak ifade etmektedir. Bu nedenle davada, tapu iptali ve tescil talebi reddedilmiş ise de, davalı …’tan tazminat istemine yönelik terditli talep kabul edilmiştir. Hüküm tazminat yönünden davalı … aleyhine olduğundan ve diğer davalılar …,… hakkındaki tapu iptali ve tescil davası reddedildiğinden, davalı … ile davalı … lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasına yedinci bent olarak ” 7- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılar … ve …’a verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Okundu: K. Güzel B.Arıcı