Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/5813 E. 2021/3735 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5813
KARAR NO : 2021/3735
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi.
Taraflar arasındaki komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.05.2021 gün ve 2021/1343 Esas – 2021/3307 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 393 ve 394 (yeni 1495) parsel sayılı taşınmazları içerisinde bulunan su arkına komşu 392 ve 395 sayılı parseller malikleri olan davalıların muhtelif cins ve miktarlarda meyve ağacı dikmek suretiyle müdahale ettiklerini ve bu ağaçlar nedeniyle taşınmazlarıyla su arkının zarar gördüğünü ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve meyve ağaçlarının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih 2018/4340 Esas, 2019/2691 Karar sayılı ilamıyla “14.02.2011 tarihli bilirkişi raporu ile hükme esas alınan 15.10.2014 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu, mahkemece yerinde uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak dava konusu ağaçların davacıya zarar verip vermediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, zarar varsa bunun giderimi yönünden alınacak önlem ya da önlemlerin belirlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.12.2016 tarih 2015/17451 Esas, 2016/10283 Karar sayılı ilamıyla “mahkemece üç kişilik uzman bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif yapılması, zararın giderilmesi hususundaki çelişkinin ortadan kaldırılması, budama ile zarar giderilecekse hangi ağaçların nasıl budanacağının infaza uygun şekilde belirtilmesi, budama ile zararın giderilememesi durumunda ağaçların kesilmesine yönelik bir karar verilmesi, davacı ile davalıların taşınmazlarının bulunduğu sınır boyunca fazla sayıda ağaç olduğundan duruma göre budanacak veya kesilecek ağaçların krokide numaralandırılarak gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın davacı … yönünden aktif husumet yokluğundan reddi, davacı … yönünden kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.05.2021 tarih 2021/1343 Esas, 2021/3307 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili 21/06/2021 tarihli dilekçesinde, gerekçeli karar evrakının hüküm kısmının 7. nolu kararı “Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 1.740,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,” şeklinde hüküm kurulmuş olup mahkemece yazılan hüküm hatalı olduğunu, kararda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerekirken hazineye gelir kaydına yazılmış olması hatalı olduğunu ve bu hatalı kısmın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 13.07.2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin 04/02/2021 tarihli dilekçesi ile aynı talebi sunduğu, dosyanın 18/03/2021 tarihinde temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildiği, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18/05/2021 tarih 2021/1343 E 2021/3307 K sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, Yargıtay kararında davacılar vekilinin tashih talebi hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla tashih yoluyla düzeltilmesi mümkün olmayan talebin reddine, talep dilekçesinin karar düzeltme dilekçesi olarak kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 304. maddesi uyarınca, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Somut olaya gelince; mahkemece vekalet ücretinin davacı …’a ait olduğuna dair hüküm kurulması gerekirken maddi hata ile Hazineye gelir kaydına ilişkin hüküm kurulmasının, açık hata niteliğinde olduğu anlaşıldığından HMK’nın 304. maddesi gereğince tashih hükmü kurulması, gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, karar düzeltme istemine ilişkin dilekçenin REDDİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 09.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.