YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5952
KARAR NO : 2022/24
KARAR TARİHİ : 03.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
…
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.03.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.01.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı şirket ile yaptığı sözleşme ile 236 ada 17 parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek olan binada zemin kat 1 no’lu dairenin satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereği bu daireye karşılık … Köyü’nde bulunan toplam 37.000,00 m2 yüzölçümlü tarla ile takas edileceğinin kararlaştırıldığını ve tarlanın davalıya devredildiğini, inşaatın bitmesine rağmen davalının, sözleşme konusu daireyi devre yanaşmadığını belirterek; tapu iptali ve tescil, olmaz ise bedel olarak davalıya devrettiği tarlasının tapusunun iptali ile adına tesciline, bu da olmaz ise tarlanın değerinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.09.2019 tarihli, 2016/14065 Esas, 2019/5763 Karar sayılı ilamı ile ‘’…davacı tüketici, yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacı terditli talebinde öncelikle tapunun iptali ve tescil isteminde bulunmuş olduğundan ve taşınmazın aynına ilişkin davada husumetin tapu kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği düşünülmeden, malik …’e dava yöneltilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.’’ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; 20.08.2013 tarihinde davalı … İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile davacıların murisi … arasında adi yazılı satış vaadi sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede 236 ada 17 parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek olan binada zemin kat 1 numaralı bağımsız bölüm satıcı … İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından alıcı …’e satılacak, dava konusu bağımsız bölümün satış bedelinin tamamı alıcı … tarafından … Köyü’nde bulunan toplam 37.000,00 m2 yüzölçümlü tarla ile takas edileceği kararlaştırılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden …,… ada 6 parsel ve 131 ada 70 parsel sayılı taşınmazların 20.08.2013 tarihli, 6042 yevmiye numaralı satış senediyle …’a satıldığı, aynı taşınmazların … tarafından 23.08.2013 tarihli, 6163 yevmiye numaralı satış senediyle …’e satıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar, sözleşmenin ifası için murisleri …’in davalı … İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin gösterdiği kişiye taşınmazları sattığını iddia etmektedir.
Dosyada mevcut tebligat parçalarından, davalı … İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne dava dilekçesi tebliği sözleşmedeki adresini terk ettiğinden TK m.35’e göre yapılmış şirketin Ticaret Sicilindeki adresi araştırılmamıştır. Mahkemece davalı şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği yapılmadığından taraf teşkilinin usulüne uygun olarak sağlandığından söz edilemez.
Mahkemece, dosyada taraf teşkili usulune uygun olarak sağlandıktan sonra davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının talepleri, davalının savunmaları ve tarafların delilleri değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.