Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6141 E. 2022/270 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6141
KARAR NO : 2022/270
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14/05/2010 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06/07/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesininin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 11/01/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Davacı, … de kayıtlı taşınmazda hissseder bulunmakta, sonradan pay satın alan davalıya karşı şufa hakkını kullanarak, davalı adına kayıtlı ½ payın tapusunun iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu 03/04/2012 tarihinde verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03/04/2013 tarihli ilamı ile karar kesin olarak davalı lehine bozulmuştur.
Yapılan yeni yargılama sonucu mahkemece 13/09/2013 tarihinde bozma ilamı değerlendirilmiş ve neticeden bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir.
Bu sefer Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucu, mahkeme ilamı öncekinden farklı olarak gerekçeli karar ile kısa karar farklılığından dolayı tekrar bozulmuştur.
Mahkeme tarafından yapılan üçüncü yargılama sonucu son bozma ilamına uyulmuş, davanın reddine karar verilmiş ve iş bu son karar temyiz incelemesine konu olmuş olup, neticeden sayın çoğunluk ile aşağıda gerekçesi açıklanacağı üzere görüş farklılığı oluşmuştur.
Bizim de katıldığımız Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24/03/2021 tarihli kararında direnmeden bahsedilmiş ise de, hangi gerekçe ile ilk bozmadan ayrıldığı hususu açıklanmadığı için, iş bu ilam usulune uygun değildir.
Direnme kararları için HMK 373. maddesi, değişiklikten önce bu tür kararların inceleme merciini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olacağını belirtirken; 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile getirilen değişiklik sonrası maddenin 5. fıkrası değiştirilmiştir.
Değişiklik ile “Bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Öncelikli ilk derece mahkemesinin direnme kararı 13/09/2013 tarihli olup, 373. maddedeki değişik karardan çok sonraki bir tarihi göstermektedir. Esasen direnmeye ilişkin dosyanın ilk kez 09/06/2014 tarihinde Yargıtay’a geldiği 1. Hukuk Dairesinin esasına kayıt edildiği ve muhtelif aşamalardan geçerek 14. Hukuk Dairesinin 2017/4894 Esasına kayıt edildiği, uzun süre dosyada karar verilmediği açık olup, bu sürece işaretle yetirilmiştir.
HMK 373/5 maddesi yönünden yapılan değerlendirmede ise, 14. Hukuk Dairesinin 2017/4894 Esas, 2021/ 2082 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, ilam içinde önceki 6. Hukuk Dairesinin 03/04/2013 tarihli bozma ilamından hangi gerekçe ile vazgeçildiği, hangi sebeple yeni bir bozma ilamı verildiği belirgin değildir.
Esasen HMK 373/5 maddesindeki düzenlemeye göre kararını düzeltecek olan Yargıtay Dairesidir. Ancak verilen ikinci bozma ilamında, ilk bozmadan vazgeçilip vazgeçilmediği belirgin olmadığı gibi, bir düzeltmede bulunmamaktadır.
Yeni madde metninden anlaşılacağı üzere düzeltme önceki bozma ilamından vazgeçilmekle oluşabilir. Eğer ilk bozma sebebi düzeltilmiyor ise yapılacak olan dosyayı Hukuk Genel Kuruluna göndermek olacaktı.
Yapılan bu açıklamalar ışığında Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017/4894 Esas, 2021/2082 Karar sayılı ilamı, HMK 373/5 maddesine uygun bir inceleme sonucu alınmadığı için bir hüküm ifade etmeyeceği açıktır.
Bundan dolayı usulune uygun bir inceleme sonucu verilmeyen ikinci bozma ilamı gereğince, Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin bozmaya uyma sonucu verdiği davanın reddi kararı da yok hükmündedir.
Neticeten eldeki dosyanın, Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesi direnme ilamının değerlendirilmesi için görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi gerekirken, hataen esas yönünden inceleme yapılıp, onama kararı verilmesi yanlış olmakla, sayın çoğunluğun görüşlerine katılmadığımı saygı ile bildiririm.