YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7536
KARAR NO : 2021/3470
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vd.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/06/2013 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/06/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, bir kısım davalıların murisi …’nin müvekkiline olan borcu nedeniyle aleyhinde başlatılan icra takibinde, paydaşı olduğu 4 adet taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, borcun halen ödenmediğini ileri sürerek taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazlarda kardeşi … ’nin paylarını noterde düzenlenen 03.05.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 4 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın, aynen taksim mümkün olmadığından, satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı, İcra Hakimliğinden İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan, ortaklığın giderilmesi davası açamaz.
Elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmazlar için açılan ortaklığın giderilmesi davalarında, borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada, birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre, dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek, borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde, taşınmazların her birinde 3/10’ar payın …kızı … adına kayıtlı olduğu; ancak anılan kayıt malikinin davada taraf olarak yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, tapu kayıt maliklerinden …kızı …’ün; ölmüş ise temin edilecek mirasçılık belgesine göre yasal mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya katılımının sağlanarak, savunma ve delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, işin esasına girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, her ne kadar mahkemece, dava konusu 4 adet taşınmazın da satışına karar verilmiş ise de icra takibine konu borç miktarı, ilgili icra müdürlüğünden sorulmadığı gibi icra borcu nedeniyle taşınmazların tamamının satılmasının gerekip gerekmediği yönünde herhangi bir değerlendirme de yapılmadığı; bunun yanı sıra, hükmü temyiz eden tapu kayıt maliki … ’nin nüfus kaydına göre, karar ve temyiz tarihinden sonra 15.05.2018 tarihinde öldüğü ve dava konusu taşınmazların da 11.06.2018 tarihinde 3402 sayılı yasanın 22/A maddesi uyarınca yenileme işlemine tabi tutularak, yeni ada ve parsel numarası aldıkları anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek, tapu kayıt maliki …’nin mirasçılık belgesinin ilgilisinden temin edilip yasal mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin eksiksiz şekilde sağlanması; daha sonra icra takibine konu güncel borç miktarının ilgili icra müdürlüğünden sorularak, taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin belirlenmesi ve sonucuna göre borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile taşınmazların tamamının satışına karar verilmesi de doğru görülmemiş; bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…