Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7704 E. 2021/3547 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7704
KARAR NO : 2021/3547
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09/08/2007 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Davacılar vekili; davalıların 25.11.1974 tarihli noterde resen düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 189 ve 193 parsel sayılı taşınmazlarda murisleri … …’den kendilerine intikal edecek hak ve hisselerinin tamamını Halil Kara’ya devrettiklerini; Halil Kara’nın da 18.10.1983 tarih ve 16618 yevmiye numaralı noterde resen düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile söz konusu hak ve hisselerin tamamını davacı …’a, yine 06.02.1985 tarihli noterde resen düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile … … mirasçısı davalı …’ın 189 ve 193 parsel sayılı taşınmazlarda murisi … …’den kendisine intikal edecek hak ve hisselerinin tamamını Davacı … ile bir kısım davacıların murisi ……’a devrettiğini, o tarihten bu yana da zilyetlik durumunun davacı tarafça sürdürüldüğünü, Kiremitli Köyü 193 parselde 1000/28400 pay sahibi bulunan …oğlu … …’nin hissesinin iptali ile davacılardan … adına tapuya kayıt ve tesciline, Kiremitli Köyü 189 parsel sayılı taşınmazda 2/8 pay sahibi bulunan … … ile yine 2/8 pay sahibi bulunan …’nin bu paylarının ayrı ayrı iptali ile …… mirasçıları olan davacılar adına veraset ilamındaki paylar oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan… ile davalılar Makbule ve … vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece 30.01.2014 tarihli duruşmada keşif kararı verilerek keşif gün ve saati belirlenmişse de, açıklık ilkesi gereği keşfin hangi amaçla yapılacağı keşif ara kararında belirtilerek taraflara tefhim edilmemiştir. Bunun yanında, mahkemece 05.03.2014 tarihli keşfe gidilemediğine dair tutulan tutanak da oluşa uygun bulunmamaktadır. Zira mahkemece usulsüz ara kararı uyarınca yükümlü tarafından ara kararda belirtilen keşif gideri yatırılmamış olduğundan bahisle tutanak tutulması gerekirken, keşif günü tarafların müracaatı gerekmediği halde keşif için başvurulmaması sebebine dayalı tutanak tutulması doğru değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/1-d maddesine göre, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.
Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmamasına ve yaptırımı aynı Kanunun 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK’ nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK. md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır.
Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Eksik harcın alınması durumunda bu hükümlere uyulması gerekir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde dava değerini 11 TL olarak belirterek 193 ve 189 parsel sayılı taşınmazlarda (Yenileme ile 109 ada 22 sayılı parsel ve 109 ada 7 sayılı parsel olmuştur.) davalıların miras bırakanı … …’ye ait payların iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Bu sebeple; mahkemece öncelikle, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazlar revizyon gördüğünden satış vaadi sözleşmesinin kapsamının tespiti amacıyla usulüne uygun oluşturulacak ara kararıyla keşif yapılarak dava değerinin belirlenmesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre davacıya dava değerinin açıklattırılması, ardından ihtarat yapılarak harcın ne kadar olduğu ve nereye yatırılacağının bildirilmesi ve dava konusu payların dava tarihi itibariyle değeri üzerinden eksik harcın tamamlattırılması gerekir.
Mahkemece eksik harç ikmalinden sonra talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun bulunmayan keşif ara kararı üzerine davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.