Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/854 E. 2021/2902 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/854
KARAR NO : 2021/2902
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.04.2012 gününde verilen dilekçe ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 121’maddesi uyarınca ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

1.DAVA
1.1. Davacı vekili; Gaziantep 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 23/02/2012 tarihli 2012/119 Esas ve 2012/110 Karar sayılı ilamı ile ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere yetki belgesi aldığını; borçlu …’un babasına ait Gaziantep ili, İslahiye ilçesi, Yeşilova Köyünde kain 104 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim ya da satış sureti ile giderilmesini talep ve dava etmiştir.
2. CEVAP
2.1. Bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
2.2. Davalı borçlu … vekili, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi için süre verilmesini istediklerini dile getirmiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesi; İslahiye Tapu Müdürlüğü’ne ait güncel tapu kaydına göre dava konusu Gaziantep ili, İslahiye ilçesi, Yeşilova Köyünde kain 104 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki elbirliği mülkiyetinin 24/06/2013 tarihinde paylı mülkiyete çevrildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
4. TEMYİZ
4.1. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
4.2. Temyiz Nedenleri
4.2.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmazda borçlunun elbirliği ile hissedar olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini dile getirmiştir.
5. YARGITAY KARARI
5.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
5.1.1. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121’inci maddesine göre alınan yetki belgesi uyarınca açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
5.2. Hukuki Sebep
5.2.1. Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121’inci maddesine göre İcra Hukuk Mahkemesinden alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. İcra Hukuk Mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini istemesi yasa koyucunun amacına uygun değildir.
5.2.2. Bir davanın açılması sırasında dava açanın hukuki yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar, davacının, hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer menfaati bulunmasıdır.
5.2.3. Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m.323).
5.2.4. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m.326). Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir ( HMK m.332 /1, 2).
5.3. Temyiz Nedenlerinin Değerlendirilmesi
5.3.1. Somut olaya gelince; dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmazda davalı borçlunun elbirliği halinde hissedar olduğu, yargılama sırasında hissesinin paylı mülkiyete çevrildiği, davacının doğrudan borçlunun paylı hissesine karşı icra takibi yapması mümkün hale geldiğinden davacının ortaklığın giderilmesi davası açmakta hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle davanın sonuç itibariyle reddi doğru olmakla birlikte davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken esastan reddi doğru değildir.
5.3.2. Öte yandan borçlunun taşınmazdaki payı yargılama sırasında paylı mülkiyete çevrildiğinden, dava açıldığı tarih itibariyle dava açmakta hukuki yararı bulunan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (5.3.1.) ve (5.3.2.) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 10.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.