Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/905 E. 2021/3331 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/905
KARAR NO : 2021/3331
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03/12/2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; bir kısım davalı yönünden davanın reddine; bir kısım davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 17/07/2019 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 30/11/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki olduğu dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda davalılara satılan hisselerin önalım hakları nedeniyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalı, davanın süresinde açılmadığını beyan etmiş, fiili taksim ve bedelde muvazaa iddiasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarih, 2015/15072 Esas, 2017/5600 Karar sayılı ilamıyla, “Davalı … ve davalı … vekili fiili taksim savunmasında bulunmuş, ancak mahkemece, bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazda uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak ve bu konuda tarafların gösterdiği tanıklar dinlenerek ve keşfi izlemeye olanak sağlayacak bilirkişi raporu düzenlettirilerek eylemli bölüşümün bulunup bulunmadığını saptadıktan sonra tüm delillerle birlikte hüküm vermek olmalıdır.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde hisse devrinden evvel dava dışı … ile davacılar …, …, … bakımından eylemli bölüşüm olduğu gerekçesiyle bir kısım davalı yönünden davanın reddine, yargılama sırasında hissesini devreden bir kısım davalı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satış sırasında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozmadan sonra dava konusu önalıma konu payların bulunduğu taşınmaz başında keşif yapılmış ancak satış tarihinde dava konusu taşınmazda davacılar ve özellikle davalılara dava konusu hisseleri devreden satıcıların taşınmazda kullandıkları yerler olup olmadığı açıkça belirlenmediğinden fiili taksim hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklanan ilkeler gereğince ileri sürülen fiili taksim savunmasının araştırılması, yerinde keşif yapılarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 259/2’inci maddesi gereğince tarafların tanıkları taşınmaz başında dinlenerek tüm taraf delilleri toplanıp, taşınmazın hangi kısmının kim tarafından ve ne zamandan beri kullanıldığı, özellikle zeminde davacıların ve davalılara pay satan satıcıların kullandığı yer olup olmadığı hususu üzerinde durularak çelişkili beyanlar varsa giderilerek ve tanıklarca gösterilecek yerler fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek krokide denetime elverişli şekilde işaretlenmek suretiyle eylemli paylaşım olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, davacılar ve satıcılara pay satan Nadi Kartal yönünden fiili taksim olduğu şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 3.815,00TL’nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.