YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1563
KARAR NO : 2022/2812
KARAR TARİHİ : 13.04.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haricen satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, 2. kademede tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 26/10/2021 gün ve 2021/5782 Esas, 2021/2343 Karar sayılı ilamı ile onanmasına ve temyiz isteminin reddine karar verilmişti. Süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir:
1) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
2) Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince;
1- Dairemiz kararının, davalılardan …’ın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı, bu adreste tanınmadığından iade dönmesi üzerine adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi tespit edilerek bu adreste TK m21\2 uyarınca tebligat yapıldığı, ancak adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin iade dönen ilk adresten farklı olduğu bu nedenle tebligatın ilk seferde doğrudan Kanunun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulüne uygun olmadığı,
2- Dairemiz kararının, davalılardan …’ın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı ve adresten sürekli olarak ayrıldığı belirtilerek iade döndüğü ancak adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresine doğrudan TK m 21\2 uyarınca tebligat yapıldığı ve usulüne uygun olmadığı,
3- Dairemiz kararının, gerekçeli kararda ismen gösterilmeyen davalı …’a tebliğe çıkarılmadığı anlaşıldığından adı geçen davalıların adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Dairemiz kararının tebliği sağlanarak ve yasal süresi beklenildikten sonra karar düzeltme incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 13.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.