Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2646 E. 2023/4238 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2646
KARAR NO : 2023/4238
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1497 E., 2022/502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/230 E., 2021/63 K.

Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile el atmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu 849, 2864, 3602, 1028, 2269 parsel sayılı taşınmazların haksız olarak davalı tarafından kullanıldığını, davalının 30 Nisan 2018 günü terk edeceğini yazılı olarak beyan ettiğini, ancak bu tarihten sonra da kullanıldığını belirterek 2017 – 2018 sezonu için 500,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazların paydaşı olan … ile kullanım konusunda şifahen davalının anlaştığını, davacı tarafın da bu durumdan bilgi sahibi olduğunu, dava konusu 849 parsel sayılı taşınmazı ekmesini 2017 yılında davacının bizzat kendisi söylediğini, önceki yıllar da boş olarak bırakıldığını, dava konusu 3602 parsel sayılı taşınmazın tamamını …’la anlaşması nedeniyle kullandığını, dava konusu 1028 parsel sayılı taşınmaz için icar sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu 2269 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından herhangi bir ekim de yapılmadığını, taahhüt ettiği tarihte ekmiş olduğu yerleri buğdayı ota biçtiğinden terk ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tanık beyanları ile taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ispatlayamadığı ve davalının iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının beyanlarının, kaymakamlık dosyasının incelenmediğini, dava değerinin dikkate alınmadığını, davalının taşınmazı terk ederek kendilerine teslim edildiğinin göz önüne alınmadığını, ecrimisil talebinin 3.134,90 TL, toplam değerin 7.634,90 TL iken toplam 12.636,14 TL ücreti vekâlete hükmedildiğini, davalının ürünleri aldıktan sonra taşınmazı teslim ettiğini, bu nedenle el atma yönünden harcın tamamlanmadığını, davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, teslim tutanağının dikkate alınmadığını, teslim edilen taşınmazların bir süre daha kullanıldığını, fotoğrafların değerlendirilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, ecrimisil talebinin kabulüne, el atma yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile men’i müdahale yönünden müdahaleye son verilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, dosyaya sunulan fotoğraflar, davacı tanıklarının mahalline giderek Haziran ayında taşınmazların ekili olduğunu gördüklerini beyan ettikleri, davanın 30.05.2018 tarihinde açıldığı,buna göre dava tarihi itibarıyla men’i müdahale yönünden davacının payı oranında haklı olduğu, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin men’i müdahale yönünden davacının payının değeri üzerinden davalı aleyhine karar verilmesi gerektiği, yine bu değer üzerinden davacı lehine ücreti vekâlete hükmedilmesi gerektiği, ecrimisil yönünden ise ıslah dilekçesine göre talep edilen miktarın 3.194,90 TL olduğu, Mahkemece 03.02.2021 tarihinde karar verildiği, bu tarih itibarıyla istinafı kabil karar sınırının 5.880,00 TL olduğu, istinafı kabil bir karar olmadığı, bu nedenlerle davacının men’i müdahale yönündeki istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın men’i müdahale yönünden konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden istinafı kabil bir karar söz konusu olmadığı şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili tarafından, dava konusu taşınmazların taahhüt edilen tarihte teslim edildiğini, aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediği ve res’en tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncüt maddesinin 2 nci fıkrası şöyledir: “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. Türk Medeni Kanunu’nun 693 üncü maddesi uyarınca paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Ayrıca bölünmeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.

4. Öte yandan bir taşınmazın herhangi bir nedenle paydaş olmayan kişilerin tasarrufuna bırakılması tüm paydaşların oy birliğini gerektiren idari tasarruflardandır. Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 692 nci maddesi “…paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması oy birliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır” hükmünü içermektedir.

5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi şöyledir: “İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.