Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2683 E. 2023/4000 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2683
KARAR NO : 2023/4000
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/998 E., 2022/69 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/644 E., 2019/307 K.

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil, 2. kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili …, … ve kardeşi … arasında sözlü yapılan ölünceye kadar bakma akdine göre …’a bakılması karşılığında dava konusu 404 ada 73 parsel sayılı taşınmazdaki 10 No.lu bağımsız bölümün davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu sözleşmede kendisine yüklenen edimleri yerine getirdiğini ancak, davalıların murisi olan bakım alacaklısına yüklenen edimlerin davalılar tarafından ifa edilmediğini belirtilerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya muris Havva Ünlücan’a bakması gibi bir yükümlülük yüklenmediğini, ölünceye kadar bakma akdi veya iradesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ancak noter yada sulh hukuk hakimi önünde düzenlemesi halinde geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın davacıya verileceği hususunda yasal bir şekilde düzenlenmiş ölünceye kadar bakım sözleşmesi bulunmadığı, davacının düzenli olarak mesai gerektiren işi olduğu, davacı ile muris Havva arasındaki ilişkinin ölünceye kadar bakma sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlar tekrarlanarak, davacının hukuki bilgi eksikliği nedeniyle dayanılan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, davacının edimini yerine getirdiğini, bu nedenle sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olacağını, bakım alacaklısının sağlığında itiraz etmemesi nedeniyle mirasçıların artık sözleşmenin geçersizliğini savunamayacaklarını, davalıların müteveffaya baktığına ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davacının iş yerinin murisin evine yakın olduğunu, bu nedenle gün içerisinde sık sık ziyaret ederek ihtiyaçlarını giderdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ölünceye kadar bakım sözleşmelerinin, Borçlar Kanunu’nun 511, 512 nci ve devamı maddeleri ile Türk Medeni Kanunu’nun 545 inci maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmesi gerektiği, resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil, 2. kademede tazminat isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 511 inci ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanun’un 512 nci ve Türk Medeni Kanunu’nun 545 inci maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı kararı)

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.