Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3034 E. 2023/5196 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3034
KARAR NO : 2023/5196
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1061 E., 2022/606 K.
KARAR : İtirazların esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2021/23 K.

Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü, el atmanın önlenmesine, ecrimisil isteminin reddine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istemli, asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından (katılma yolu ile) duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı vekili Av. … geldi. Diğer taraftan asıl ve birleştirilen davada davacı vekili vekili Av. … … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davacıya ait olup taraflar arasında taşınmazın satış vaadi için 635.000 TL üzerinden sözleşme yapıldığını, 27.05.2015 tarihinde düzenlenen sözleşme doğrultusunda taşınmazın 21.06.2015 tarihinde davalıya teslim edildiğini, satış işlemi için 95.000,00 TL kapora alındığını, davacı ile davalının aynı koşullarda 13.07.2015 tarihinde satış vaadi sözleşmesini tekrar imzalandığını, ilgili sözleşmede davacının beyaz eşyalarını da satmayı vaat ettiğini, davalının 21.06.2015 tarihinden beri evde oturduğunu ve satışa konu olmayan eşyaları da kullandığını, satış işlemleri için başvuru yapıldığını, Ege Ordu Komutanlığından evrakın 31.07.2015 tarihi itibariyle geldiğini, davalıya taşınmazın (635.000,00 TL bedelle) satışına hazır olunduğuna dair Marmaris 5. Noterliği’nin 04.08.2015 tarih ve 04104 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamede şartların belirtildiğini, 7.08.2015 tarihinde ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davalının taşınmazı boşaltmadığını, aksine Marmaris 1. Noterliği’nin 07.08.2015 tarih ve 5141 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 25.08.2015 tarihi itibari ile satın almaya hazır olacaklarının ve bu tarihte 540.000,00 TL bakiye satış bedelini ödeyeceklerinin cevaben bildirildiğini, bunun üzerine davalıya imza tarihi açık bir protokol düzenlenerek elektronik posta adresine gönderildiğini, davalı adına Av. Aylin Efecan ile yapılan telefon görüşmesi neticesinde davalının protokol şartlarını kabul etmediğinin öğrenildiğini açıklayarak el atmasının önlenmesine ve 21.06.2015 tarihinden itibaren 4.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı aleyhine Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2017/3538 Esas … takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalıya 03.01.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 10.01.2018 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, taşınmazın haksız ve hukuksuz şekilde davalı tarafından kullanıldığını, takibin dayanağının ecrimisil alacağı olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususların yanlı ve eksik olduğunu, davacının bir yandan kira sözleşmesi düzenlediğini diğer yandan da el atmanın önlenmesi talebinde bulunduğunu, davanın haksız açıldığını, taraflar arasında satış sözleşmesi yapıldığını, davacının evi boşaltarak teslim ettiğini ve satışın gerçekleşmemesine binaen kira sözleşmesi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiğini, davalının işgalci olmadığını, depozito bedelinin 3 yılı aşkın bir süredir iade edilmediğini ve davacının ecrimisil … bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
1. Taraflar arasında harici satış sözleşmesi yapıldığı,

2. Harici satış bedeli ile varsa zorunlu ve faydalı masrafları satın alana ödenmedikçe bedel yönünden satın alanın taşınmazı hapis … olduğu,

3. Bedel ödenmedikçe taşınmazı haricen satın alanın taşınmazdan tahliyesinin istenemeyeceği,

4. Hapis … tanınmak suretiyle müdahalenin men’i ve kâl kararı verilebileceği,

5. Haricen satın alanın kötü niyetli kabul edilemeyeceği ve parası geri verilinceye kadar ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı,

6. Davalının kısmi ödeme yaparak dava konusu taşınmaza zilyet olduğu ve haksız zilyet sayılamayacağı,

7. Taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu ve davalının harici satışa dayalı olarak tasarruf ettiği,

8. Davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,

9. Davalı tarafça hapis … ileri sürüldüğü,

10. Bedelin Marmaris 2. İcra Dairesinin 2015/3151 Esas … icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği,

11. Ödeme tarihi itibarıyla davalının (dava konusu taşınmaza yönelik) hapis hakkının son bulduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf sebepleri (özetle);
1. Ecrimisil talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2. Dava konusu taşınmazın 21.06.2015 tarihinden beri davalı tarafından kullanıldığını,

3. Davalının haksız işgalci olup iyi niyetli olmadığını,

4.Villanın getirisi olan kira bedellerinin hesaplanarak davacıya iade edilen kaporanın faizi ile karşılaştırılarak bir sonuca varılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili istinaf sebepleri (özetle);
1. Men’i müdahalenin kabulüne karar verildiğini,

2. Davacının haksız olarak el koyduğu depozito bedelini iade etmeksizin koruma istemiş olmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu,

3. Davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini,

4. İlam harcının fahiş hesaplandığı,

5. Ecrimisil talebi reddedilirken miktar gösterilmediğini,

6. Davalı aleyhine olan belirtmelere itiraz ettiklerini,

7. Davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olmadığını,

8. Vekalet ücreti tespitinin hatalı olduğunu,

9. Men’i müdahale ve ecrimisil yönünden ayrı ayrı maktu harç hesaplanması gerektiğini, bu kısımların düzeltilmesini talep ettiklerini,

10. Birleştirilen davanın reddine karar verilmiş olsa da takip hakkında bir karar verilmediğini,

11. Davalı cevabına değinilmediğini ve dava tarihinin yanlış belirtildiğini,

12. Davalının hakkını aradığı için mağdur duruma düştüğünü,

13. Başından beri hapis hakkına dayanıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
1. Tapulu taşınmazların harici satışının geçersiz olduğu,

2. Dava tarihi itibari ile davacının davasında haklı bulunduğu,

3. El atmanın önlenmesi davasının gayrimenkulün aynına yönelik olup nispi harca tabi olduğu,

4. Birleştirilen itirazın iptali davası ile takibin devam talepli açıldığından davanın reddine karar verilmesinde usule aykırılık görülmediği,

5. İlk Derece Mahkemesince, satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeni ile geçersiz olduğu, haricen satın alınan taşınmazdan tahliye istenemeyeceği ancak hapis … tanınmak suretiyle müdahalenin meninin istenebileceği, hak sahibinin de haricen satış sözleşmesi nedeniyle ecrimisil talep edemeyeceği, davacı tarafça depozito bedelinin ödendiği ve hapis hakkının son bulduğu gerekçesiyle karar verildiği,

6. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde (duruşma talepli) asıl ve birleştirilen davada davalı vekili ve (katılma yolu ile) asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle);
1. Dava tarihinden sonra ödenen hapis … bedelinin hükme esas alınamayacağını,

2. Davacının yargılama konusu olayın başlangıcından itibaren dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini,

3. İstinaf Mahkemesinin el atmanın önlenmesi yönünden verdiği esastan ret kararının hukuka aykırı olduğunu,

4. Taşınmazın vekil edeni tarafından işgal edildiğine dair delil elde edilmeden hüküm tesis edildiğini,

5. Davalının taşınmazın anahtarını eski avukatına teslim etmiş olup sorumluluğun vekil edeninin de olmadığını,

6. İşgale yönelik gerekli araştırmanın yapılmadığını

7. Yerin müvekkilince kullanılmadığını,

8. Taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının kabulü anlamına gelmemekle beraber, işgalinin haklı ve haksız olduğu dönemlere ilişkin ayrı ayrı inceleme ve keşif yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle);
1. Birleştirilen (2018/72 Esas …) ecrimisil davasının usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini,

2. Villanın davalı tarafından kullanıldığını,

3. Davalı vekilinin de taşınmazın davalının eski avukatının eşi tarafından kiralandığını kabul ve beyan ettiğini,

4. Müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini,

5. Sırf depozitonun iade edilmemesinin müvekkili zarara uğrattığını,

6. Bölge Adliye Mahkemesi kararında yeterli gerekçe gösterilmediğini ileri sürerek esas dava yönünden kararın onanması, birleştirilen dava yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davacı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınarak asıl ve birleştirilen davada davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.