Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3282 E. 2022/5251 K. 19.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3282
KARAR NO : 2022/5251
KARAR TARİHİ : 19.09.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vd.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 09.03.2022 gün ve 2021/3315 Esas, 2022/1792 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkiline ait …,… Mahallesinde Kain, Doğusu: …, Batısı: … ve …, Kuzeyi: Yol, Güneyi: … ve …taşınmazları ile çevrili tahminen 1500 m2 miktarında taşınmaz bulunduğunu, taşınmaz içerisinde müvekkilinin mesken olarak kullandığı evi ve çevresinde meyveli ağaçlarından oluşan bahçesi olduğunu, bu taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlar ile birlikte bir bütün halinde babası …’e aitken taksimen müvekkiline geçtiğini, mirasbırakan …’in taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla haline getirdiğini, taşınmaza önceleri arpa ve buğday ekildiği, sulama imkanı sağlanınca bahçe haline getirildiğini, dava konusu taşınmaz ile birlikte çevresindeki daha geniş bir araziyi kapsayan taşınmazlar bir bütün halinde 06.08.1986 tarihli İçel Valiliğinin yazıları ile 3290 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca idari yoldan … Köyü, 1268 parsel numarası ile davalı … adına tapuya tescil edildiğini, tescil tarihinden dava tarihine kadar müvekkilinin zilyetliğinin 27 yılı aştığını belirterek; … İlçesi, …,… nolu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (kapatılan) … Belediye Başkanlığı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazda imar – ihya ile kazanım koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiş, Dairemizin 09.03.2022 tarih ve 2021/3315 Esas- 2022/1792 Karar sayılı ilamıyla; hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye Meclisinin görev ve yetkilerini düzenleyen 18. maddesinin h fıkrasında; “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL’den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek” hususunda belediye meclislerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, dava açıldığı tarihte davalı (kapatılan) … Belediyesi adına kayıtlı iken, 14/07/2014 tarihinde, tashihen devir suretiyle Mersin Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiştir. Dava açıldığı tarihteki kayıt maliki olan… Belediye Başkanlığı her ne kadar 30 Mart 2014 tarihinde beldeden mahalleye dönüşmüş ise de, bu tarihten önce 02/01/2014 tarihinde Belediye Meclisince davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı karar alınmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, davaya konu talep hakkında usulüne uygun şekilde ibraz olunan kabul beyanı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, davacılar yararına kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hata nedeniyle onanmasına karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin 09.03.2022 tarih ve 2021/3315 Esas- 2022/1792 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 09.03.2022 tarih ve 2021/3315 Esas – 2022/1792 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 19/09/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

K A R Ş I O Y

Dava, TMK’nın 713/1-5, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddelerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında, tapulama harici bırakılan yerlerden olup, dava tarihinden önce imar uygulamasına tabi tutulmuş, ihdasen davalının selefi olan tüzel kişiliği sona eren… Belediyesi adına tescil görmüştür.
Davacı taraf, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. İmar tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi gereğince tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Taraf teşkili dava şartı olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilemez. Hazine taraf olmadan sadece belediyeye husumet yöneltilerek açılan davada, Belediye Meclisinin kabul kararına itibar edilemez. Taraf teşkilinin yaygınlaştırılarak Hazinenin de davaya dahili ve yasal koşullar araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun “… Belediye Başkanlığının beldeden mahalleye dönüştüğü tarihten önce Belediye Meclisince 2014/5 sayılı karar ile davanın kabul edildiği gözetilerek kabul beyanı doğrultusunda bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına” dair bozma kararına sonuç olarak katılmakla beraber, gerekçesi itibariyle iştirak edemiyorum. 19/09/2022