Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4520 E. 2023/5253 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4520
KARAR NO : 2023/5253
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2169 E., 2022/682 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/901 E., 2019/524 K.

Taraflar arasındaki TMK’nın 713/ 2 nci fıkrasında yer …, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yarıcı (ortak) olan … …’nin aynı köyde bulunan fıstık bağını gördüğünü ve çok iyi yetiştirmiş olması nedeniyle 1983 yılı Ekim ayında satın alıp zilyetliğini devraldığını, bir yıl sonra tapunun devrini talep ettiğinde yarıcısı … …’nin aslında 30 yılın üzerinde kendi kullanımında öncesinde de atalarının kullanımında olmasına ve fıstık bağının kendileri tarafından dikilmesine rağmen taşınmazın kim olduğunu bilmediği soy ismi bulunmayan … kızı … adına tespit edilmiş olduğunu öğrendiğini beyanla TMK’nın 713/2 nci maddesi gereği 211 ada 5 parsel sayılı taşınmazın malik hanesindeki … kızı … kısımlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın mülkiyetinin … kızı …’ye ait olan bağ vasıflı taşınmaz olduğunu, 11.903,43 m2 yüzölçümlü taşınmazın üzerinde fıstık, incir, badem ağaçları ile bağ tiyeklerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Dava, TMK’nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemidir. Davacı vekili, müvekkilinin yarıcı ve ortakçısı olan … …’den 1983 yılında dava konusu taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin gerek kendisinin 1983 yılındaki malik sıfatı ile nizasız fasılasız zilyetliği ve gerekse bunu devraldığı önceki taşınmazın malik sıfatı ile zilyetliğini sürdüren yarıcısı … …’nin zilyetliği sebebiyle lehine tescil şartlarının oluştuğunu, tapu kaydında kim olduğu anlaşılamayan … kızı …’yi tanımadığını, taraflarınca yapılan araştırmada malikin ve mirasçılarının tespit edilemediğini ileri sürerek TMK’nın 713/2 nci maddesi gereğince dava konusu taşınmazın … kızı … adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. TMK’nın 713/2’ye göre malik sıfatıyla zilyetlik iddiasında bulunacak kişinin davasının dinlenebilmesi için malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması koşulunun gerçekleşmesi gerekmekte olup, somut olayda; tapu ve kadastro kayıtlarında taşınmazın maliki … kızı … olarak kayıtlı olup, TMK’nın 713/2 nci maddesi kapsamında aranan koşullar gerçekleşmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına yer verilmediğini,

2. … yargılanma hakkının ihlal edildiğini,

3. Davanın 713/2 nci maddesinde düzenlenen “malikinin tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan” ve “maliki ölmüş olan” sebebine dayalı olduğunu ve her iki sebebin davada gerçekleştiğini,

4.Taşınmazın dayanak tapu ve ona dayalı olarak oluşturulan kadastro tutanağı ve bu tutanağın sonunda oluşan tapudaki malikin hayali bir kişi olduğunun ispatlandığını,

5. Mahkemece yapılan zabıta araştırmasında da davalı tapu maliklerine ilişkin en … bir bilgiye dahi ulaşılamadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Bilindiği üzere; kural olarak tapulu bir taşınmazın zilyetlik ile kazanılması mümkün değil ise de, bazı durumlarda kanun koyucu birtakım istisnalar tanımıştır. Bunlardan biri de TMK’nın 713/2 nci maddesidir. TMK’nın 713/2 nci maddesi TMK’nın 713/1 maddesine atıf yaparak “..aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir…” hükmünü içermektedir. Kanundaki “…Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” düzenlemesinden; tapu kaydının hukuki durumunun açık olmaması, Yargıtay İçtihatlarına göre, tapu kütüğündeki bilgi ve belgelerden genel olarak gerekli dikkati gösteren kişilerin malikin kim olduğunu anlayamayacağı haller amaçlanmıştır. Tapu kütüğündeki malik sütununun boş ve açık bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, böyle bir kişinin hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmaması, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılabilir (Yargıtay HGK’nin 10.4.1991 tarihli ve 1991/8-51 Esas, 194 Karar, 15.04.2011 tarihli ve 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Soyut ve …-ı mevhum (sanal, mevcut olmayan hayali kişi) bir kişi adına sicil oluşturulmuş olması halinde de, maliki tapu sicilinden anlaşılamayan kişiden söz edilebilir. Kayıt malikinin, tanınmıyor, hatırlanmıyor olması, adresinin tespit edilememesi, tebligat yapılamaması, … yıllar önce taşınmış ya da ölmüş olması, mirasçılarının belirlenememesi gibi hususlar o kişinin tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Yine, tapu sicili ekindeki kadastro tutanağı, tedavül (el değiştirme) ve bunlara esas kayıt ve belgelerden tapu malikine ilişkin bilginin mevcut olması durumunda da bilinmeyen kişi olarak kabul edilmez.

Somut olaya gelince, kadastro tutanağından davaya konu taşınmazın kayıt maliki … kızı …’nin kendi ismi ve … isminin açıkça belli olduğu, edinme sebebinin ayrıntılı olarak (Hakimin oğlu Hasanın iken 500 kuruşa … kızı Ayişeye satılmıştır şeklinde) ifade edildiği, dolayısıyla kayıt malikinin kanunun amaçladığı anlamda bilinen ve yaşamış kişi olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, kayıt malikinin bilinen kişi olduğu da gözetilerek TMK’nin 713/2 maddesinde yer … kim olduğunun anlaşılamaması nedenine dayalı olan iddianın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan davacı vekili istinaf başvurusunda “ölmüş” hukuki sebebine de dayandıklarını ifade etmekle, İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda “ölmüş” nedenine dayalı olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, dosyada tüm delillerin toplandığı anlaşılmakla usul ekonomisi de dikkate alınarak yargılamanın gereksiz yere uzamaması bakımından davacının “ölmüş” hukuki sebebine dayalı talebi dairemizce değerlendirilmiş olup toplanan deliller incelendiğinde, davacının Hazineyi hasım göstererek … kızı …’nin veraset ilamının alınması için veraset davası açtığı ve veraset davası neticesinde … kızı Aişe’nin kimliğinin tespit edilemediği dolayısıyla mirasçısının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere TMK’nın 501 … maddesine göre, mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer ve son mirasçı sıfatıyla Hazine’ye intikal eden taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının “ölmüş” hukuki nedenine dayalı talebinin de dinlenebilme olanağı bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 713/2 nci fıkrasında yer …, “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava dilekçesinde dava sebebi olarak “bilinmeyen kişi” olduğu nedenine dayanılmış olması, dosya içeriğinden tapu maliki … kızı …’nin bilinen kişi olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.