YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4527
KARAR NO : 2023/5271
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1240 E., 2022/937 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2021/2 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı dava dilekçesinde özetle; 1572 ada 1 parsel sayılı taşınmazda mülkiyeti kendisine ait iki katlı yapının birinci katında davalı kaynının kira vermeden 5 yıldır oturduğunu, dava konusu yapının bulunduğu parselin büyük orandaki payının kendisine ait olduğunu, kalan payın da dava dışı kayınvalidesinin mülkiyetinde bulunduğu, davalının işgalci olduğunu iddia ederek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine ve 18.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı 03.05.2018 günlü dilekçesinde dava konusu taşınmazın 2465 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapının müvekkilinin babası tarafından yaptırıldığını, davalının işgalci olmadığını, davalının dava konusu yapının birinci katında yaklaşık 35 yıldır tapu kayıt maliki annesi … … ile birlikte yaşadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dava dışı … …’ın dava konusu taşınmazda paydaş olduğu, dava konusu yapının bir kısmının davalının babası tarafından inşâ edildiği, yapının birinci katında davalının babasının ailesi ile birlikte ikamet ettiği, babanın vefatından sonra tapu kayıt maliki eşi … …’ın ailesi ile ikamet etmeye devam etiği, davalının dava konusu taşınmazda tapu kayıt maliki annesi … …’ın … süredir kullanımı dışında birlikte ikamet ettiği annesinden bağımsız bir kullanımının da bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının kayınvalidesi … …’ın kullanımına itirazının bulunmadığı, davalının haksız işgalci olarak değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazda davalının payının bulunmadığını, davacının kayınbabasının dava konusu taşınmazda iki göz oda yaptığını, yapının büyük bir kısmının davacının eşi tarafından inşâ edildiğini, tapu kayıt maliklerinden olan davacının kayınvalidesinin sağ olduğunu, davalının haksız işgalci olduğunun ispatlandığını, davalının ayrıca bahçenin bir kısmını çevirerek davacının kullanımını engellediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararında; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen … bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden … normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.