YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/67
KARAR NO : 2022/4223
KARAR TARİHİ : 09.06.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.07.2012 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede tazminat; birleştirilen davalarda 15.11.2016 ve 16.10.2019 tarihinde verilen dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat ve faiz alacağı istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; tapu iptal ve tescil talebinin reddine; tazminat talebinin kabulüne; faiz alacağı talebinin kısmen kabulüne dair verilen 17.06.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Onanmasına karar verilen ilk derece mahkemesinin kararında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen, kısa kararda yargılama giderlerinin kime yüklendiği açıklanmamıştır. Gerekçeli kararda ise, asıl davada ve aynı dava içerisinde hem davalı … lehine, hem de … lehine vekalet ücretine hükmolunmuş, ancak hükmün bu fıkrasının gerekçesi de gerekçeli kararda açıklanmamıştır. Yine, birleşen 2019/776 Esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmolunmamıştır. Davacı vekili, kararın bu yönünü katılma yoluyla temyiz konusu yapmış ise de, sayın çoğunluk tarafından temyiz talebi reddedilerek kararın onanmasına karar verilmiştir. Ancak karar bu yönüyle HMK’nun 297/2., 298/2., 323. maddesi yollaması ile 326. maddesine aykırıdır. Kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.