YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7111
KARAR NO : 2024/30
KARAR TARİHİ : 08.01.2024
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2141 E., 2022/2206 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/363 E., 2022/457 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne; duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ordu ili, Fatsa ilçesi, Kayaköy/… Mahallesi 2194 ada 23 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde müvekkiline ait muhdesatın bulunduğunu, parsel üzerinde bulunan ve altı mağaza olan iki katlı evin müvekkili tarafından yaptırıldığını ve bu evde halen oturmakta olduğunu, diğer hissedarların muhdesat üzerinde hiçbir katkısının bulunmadığını belirterek, muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu arsa üzerinde biri ahşap birisi betonarme olmak üzere iki farklı ev bulunduğunu, altı mağaza üstü ev olan betonarme iki katlı yapıda davacının, diğer ahşap evde ise müvekkili …’ın oturduğunu, her iki evin müvekkilinin babası Şevket Işık tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2021/363 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile, “…kadastro kesinleşme tutanakları uyarınca dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosunun 16.05.1985 tarihinde kesinleştiği, ilk tesis kadastrosunun tespiti sırasında da davaya konu evin mevcut olduğunun tutanak altına alındığı, tanık beyanları uyarınca evin 40-45 yıl önce yapıldığının beyan edildiği… 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığının anlaşıldığı…” gerekçesiyle “…davanın usulden reddine…” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihinden sonra müvekkili tarafından yapıldığını, yapının tesis kadastrosundaki taşınmazdan farklı ve yeni bir muhdesat olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu husus mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, hükmün eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/2141 Esas, 2022/2206 Karar sayılı kararı ile “…davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine…” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dayandığı sebepleri ileri sürerek hükmü temyiz etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci ve 114/2 nci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718 inci maddeleri.
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 ve 19/2 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.