YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7300
KARAR NO : 2024/495
KARAR TARİHİ : 25.01.2024
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1449 E., 2022/1688 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/104 E., 2022/105 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2612 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün 11.11.2020 tarihinde davacı tarafından satın alındığını, taşınmazın satışından haberdar olan davalının taşınmazı boşaltıp kendisine teslim etmediğini, noter vasıtasıyla gönderilen 13.01.2021 tarihli ihtarname ile işgale son vermesinin istendiğini, buna rağmen işgale devam ettiğini ileri sürerek haksız işgalin sona erdirilerek davalının taşınmazdan tahliyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
17.11.2021 tarihli dilekçe ile 01.03.2021 – 03.04.2021 tarihleri arasındaki 32 gün için 960,00 TL ecrimisilin davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının dava konusu bağımsız bölümde kiracı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli 2021/104 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile davalının dava konusu bağımsız bölümü haksız olarak işgal ettiği, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin yasal şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümde kiracı olduğunu, elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinden kiracılığın anlaşıldığını, davacı tarafın, yeni malik olarak, müvekkiline Türk Borçlar Kanunu’nun 351 inci maddesindeki süreye uygun bir ihtarname göndermediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1449 Esas, 2022/1688 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesi.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.