YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1840
KARAR NO : 2023/4209
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2651 E., 2023/122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/239 E., 2022/508 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mirasta denkleştirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili, tarafların kardeş olduklarını ve murisleri …’in 06.04.2015 tarihinde öldüğünü, murisin ölmeden önce Muğla ili, Fethiye ilçesi, Sahil Patlangıç Köyü 2952 ada 3 parsel, A Blok 15 numaralı bağımsız bölümün bedelinin tamamını ödeyerek davalı adına satın aldığını ve murisin bankada bulunan 120.000 Euro parasını 25.04.2014 tarihinde davalıya verdiğini ileri sürerek; anılan sağlararası kazandırmaların miras payına mahsuben gerçekleştirildiğini belirterek 15 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkilinin miras hissesi oranında adına tescilini, 120.000 Euro’nun miras payı oranında murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 11.11.2017 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmış, sonuç olarak; 15 numaralı bağımsız bölümün alınması için muris tarafından ödenen 30.000 Euro ve bankadan 14.03.2014 tarihinde 15.451,16 Euro ile 25.04.2014 tarihinde 302.000TL gönderilmek suretiyle toplamda davalıya banka yolu ile gönderilen 120.000 Euro’nun miras payı oranında, murisin ölüm tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı savunmasında; taşınmaz bedelinin muris tarafından ödenmediğini, kendi birikimleri ile ödediklerini, murisin kendisine verdiği 302.000,00 TL’nin ise miras payına mahsuben olmadığını, uzun yıllardır anne ve babasının tüm hastalıklarında onların yanında olup bakımlarını üstlendiğini, murisin bu nedenle karşılıksız kazandırmada bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2016/387 Esas, 2018/265 Karar sayılı kararıyla; muris tarafından davalıya verilen 15.451,16 Euro yönünden davanın kabulüne, davacının miras payına isabet eden 7.725,58 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; muris tarafından davalıya verilen 302.000,00 TL yönünden davanın kabulüne, davacının miras payına isabet eden 151.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; Fethiye ilçesi, Patlangıç Mahallesinde bulunan 2952 ada 3 parsel A Blok 17 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olarak açılan davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarih 2020/273 Esas, 2021/81 sayılı Kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2018 tarih ve 2016/387 Esas, 2018/265 sayılı Kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü ile; muris tarafından davalıya gönderildiği sabit olan 120.000,00 Euro karşılığı 302.000,00 TL’den, davacının miras payı karşılığı olmak üzere 151.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi 29.01.2021 tarihli kararında, “…Her ne kadar davacı vekili davanın reddedilen kısmı yönünden anılan kararı istinaf etmiş ise de; muris tarafından davalıya vekaleten alınan 15 nolu bağımsız bölüm bedelinin muris tarafından ödendiğinin kanıtlanamamış olması nedeniyle bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmiş olmasında dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir….Belirtilen nedenle mahkemece, 120.000 Euro karşılığı 151.000,00 TL’nin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, dava konusu olmadığı halde talep dışına çıkılarak, 17 numaralı bağımsız bölüm hakkında hüküm kurulmuş olması ve 13.03.2014 tarihinde davalıya gönderilen 15.451,16 Euro’nun dava konusu olmadığı ve 10.09.2007 tarihinde satın alınan ev için gönderildiği kanıtlanmadığı halde, bu bedel itibarıyla davacının miras payına tekabül ettiği bildirilerek 7.725,58 Euro yönünden de kabul kararı verilmiş olması dairemizce doğru görülmemiştir….” gerekçelerine yer vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.03.2022 tarih ve 2021/2455 Esas, 2022/1568 Karar sayılı ilamı ile, “… Somut olaya gelince, davacı 26.05.2016 tarihli dava dilekçesinde diğer talepleri yanında 2952 ada, 3 parselde bulunan A blok 2. kat 15 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetinin terekeye iadesi talebinde bulunmuş, yargılama sırasında 11.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile de gayrimenkule ilişkin talebini 30.000 Euro’nun denkleştirmeye tabi tutulması şeklinde ıslah etmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan ıslah beyanı geçerli olup, ıslah ile yeni bir talebin hüküm altına alınması talep edilmemiş, 15 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili talepten vazgeçilerek, yerine muris tarafından gönderildiği iddia edilen paranın denkleştirmeye tabi tutulması talep edilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda ıslah ile talep edilen 30.000 Euro’nun denkleştirilmesi hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “DAVANIN KISMEN KABUL – KISMEN REDDİNE,
1-Muris tarafından davalıya verilen 15.451,16 Euro yönünden davacının miras payına isabet eden 7.725,58 Euro’nun dava tarihi olan 26.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Muris tarafından davalıya verilen 302.000,00 TL yönünden davacının miras payına isabet eden 151.000,00 TL’nin dava tarihi olan 26.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacının Fethiye İlçesi, Sahil Patlangıç mahallesi, 2952 ada 3 parselde bulunan 2/96 arsa paylı A Blok 2. kat 15 nolu bağımsız bölüm için murisçe ödenmiş olan 30.000 Euro bedelin denkleştirilmesi talebinin REDDİNE,…
11-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen istem yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 11.260,78 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine…” karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi, “…Islah ile talep edilen 30.000 Euro’nun denkleştirilmesi hakkındaki talep bakımından, muris tarafından davalıya vekaleten alınan 15 nolu bağımsız bölüm bedelinin muris tarafından ödendiğinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davacı tarafından ıslah ile talep edilen 30.000 Euro’nun denkleştirilmesi hakkındaki talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Muris tarafından miras payına mahsuben davalıya ödenen 120.000 Euro’nun denkleştirilmesi talebi bakımından ise, Yargıtay bozma ilamının usule yönelik olduğu, Dairemizce yeniden yapılan değerlendirmede, dosyaya getirtilen banka kayıtlarına göre muris tarafından davalının banka hesabına 14.03.2014 tarihinde 15.451,16 Euro, 25.04.2014 tarihinde ise 302.000,00 TL para gönderildiği, yasal mirasçı olan davalının TMK’nın 669. maddesi gereğince miras bırakandan miras payına mahsuben elde ettiği sağlararası bu karşılıksız kazandırmaları terekeye geri vermekle yükümlü olduğu, tarafların murisin mirasında 1/2 oranında hak sahibi oldukları anlaşılmakla, muris tarafından davalıya verilen 15.451,16 Euro yönünden davacının miras payına isabet eden 7.725,58 Euro ile yine, muris tarafından davalıya verilen 302.000,00 TL yönünden davacının miras payına isabet eden 151.000,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, miras payına mahsuben davalıya ödenen 120.000 Euro’nun denkleştirilmesi talebi bakımından fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, taşınmazın alındığı tarih itibari ile murisin hesabına yatan herhangi bir para olmadığı gibi 130.000,00 TL para çekildiğini, davalının hesabına sürekli muris tarafından para gönderildiğini, davalının geçimini dahi murisin karşıladığını, davalının 15 No.lu bağımsız bölümü alabilecek maddi gücünün olmadığını, murisin taşınmazı vekaletle almasına karşın murise o tarih itibariyle davalının gönderdiği herhangi bir paranın olmadığını, davalı tanığı …ın 30.000 Euro parayı yanlarında getirdiklerini, Almanya’da kaydı olmadığını, Almanya’da sosyal fondan yardım aldıklarını beyan ettiğini; sosyal yardım alan bir ailenin 30.000 Euro birikmiş parasının olmasının çelişkili olduğunu, ayrıca Almanya’ya ve Türkiye’ye seyahat eden tüm vatandaşların, seyahatleri esnasında yanlarında bulundurdukları 10.000 Euro üzerindeki paraları bildirmek zorunda olduklarını, özellikle Almanya gibi ülkesinden para çıkmasını istemeyen bir ülkenin bu duruma karşı tutumunun olmamasının ve 30.000 Euro paranın kolayca çıkmasına müsade edilmesinin söz konusu olmadığını, banka transferleri ile evin muris tarafından alındığının sabit olduğunu, gerek taşınmazın vekaleten alınmış olması, gerekse davalı tarafın para ödediğini ispat edememesi durumu karşısında TMK’nın 669/2 nci maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek reddedilen kısım yönünden hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili, davacının 120.000 Euro’yu ve 30.000 Euro’yu dava ettiğini, ancak mahkemenin talebi aşarak fazla miktarda karar verdiğini; kabul edilen miktarların muris tarafından davalıya minnet duygusuyla gönderildiğini, murisin havalelerine ilişkin dekontlarda hiçbir şart ve kayıt bulunmadığından murisin kayıtsız şartsız bağış yaptığını ve terekeye iade kastının olmadığını, öte yandan 120.000 Euro’nun havale tarihi olan 25.04.2014 tarihinden 3 gün önce murisin kalp krizi geçirdiğini, damadının murise kalp masajı yaparak murisi hayata döndürdüğünü, murisin minnet duygusuyla hareket ettiğini, ayrıca davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6,669 vd. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.