YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2895
KARAR NO : 2023/3634
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/162 E., 2022/280 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 8 parsel sayılı taşınmazda tarafların murisi…’ın malik olduğunu, davalı …’ın dava konusu taşınmazı kiraya vererek kullandığını, davalının vekil edenine miras payı oranında herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazın tapuda arsa vasfında olup üzerinde bina bulunduğunu, kaba inşaat dışındaki katların ve kirada olan dairelerin vekil edeni tarafından yaptırıldığını, davacının uzun yıllardan beri kira bedeli talep etmediğini, vekil edenini intifadan men etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; kiraya verilen daireler yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 18.976,00 TL ecrmisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…dava konusu 8 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde, tarafların ortak murisi… adına tapuda kayıtlı olduğu, dosya içeriğinde yer alan…’ın veraset ilamına göre, murisin 24/12/1982 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davacı, davalı ve dava dışı kişiler olduğu, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu 8 parsel üzerinde, zemin+3 katlı bina bulunduğu, 1 inci ve 2 nci katların kirada olduğu, davalı tarafından kiraya verilen 1 inci ve 2 nci kattaki daireler yönünden, davalı aleyhine ecrimisil tazminatına hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığı, ancak ecrimisil hesabı yapılan 2 nci kattaki daire yönünden bina üzerinden ecrimisile hükmedilmesinin doğru görülmediği, taşınmazın tapuda arsa olarak kayıtlı olduğu, kural olarak aksi iddia edilip kanıtlanmadığı sürece, taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği dikkate alınarak ecrimisil miktarının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiği, taşınmaz üzerindeki binanın 1 inci katının tarafların murisi, 2 nci katının ise davalı tarafından inşa edildiği, davacının bu durumun aksini ispatlayamadığı anlaşıldığından 2 nci kata ilişkin olarak arsa esasına göre ecrimisil tespit edilmesi gerektiği, yine tapu maliki murisin güncel veraset ilamının dosyaya kazandırılarak ecrimisil hesabının yapılması, kabule göre de, dava tarihinden sonrası için ecrimisil tazminatına hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…bozma kararı doğrultusunda, kök muris…’ın veraset ilamının dosyaya sunulmuş olduğu, davacının miras payının 8/24, davalının miras payının 8/24 olduğu, yargılama sırasında davalının vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, bozma ilamı doğrultusunda ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda taşınmazın toplam ecrimisil bedelinin 65.948,00 TL olarak tespit edildiği, tarafların…’ın mirasçısı olduğu, kök murise ait olan taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, taşınmazın toplam ecrimisil bedelinin 65.948,00 TL olduğu…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamının da mahkeme kararının da hatalı olduğunu, binanın tümünün murise ait olduğunu, tashih işleminin doğru yapıldığını ancak buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmediğini, bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu savunmuştur.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan tashih işleminin hatalı olduğunu, ilk kararda 18.976,00 TL’ye hükmedilmesine, bozma sonrası üstteki iki kat için arsa payı üzerinden hesap yapılması gerekmesine karşın verilen kararda daha yüksek bir ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
2.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3.25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
4.Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Tarım İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.