YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3059
KARAR NO : 2023/4067
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 E., 2021/90 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1162 (190) No.lu kök parselin ihdasen Hazine adına tescil edildiği ve Seyhan Belediyesince başka bir çok parselle birlikte 37 No.lu imar düzenlemesine tabi tutulduğunu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ikinci imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edilerek idari yargı kararlarının kesinleştiğini belirterek 1162 (190) No.lu kadastral parselin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2013/516 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili, davalı … ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/1935 Esas, 2018/7973 Karar sayılı kararıyla; mahkemece diğer raporlar ile çelişki oluşturan bilirkişi raporu esas alınarak dava konusu olmayan imar parseli hakkında hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Karar Düzeltme
1. Bozma ilamına karşı karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … ve bir kısım davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/2314 Esas, 2020/2752 Karar sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlığın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine eklenen hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek önceki bozma ilamı kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün belirtilen değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin eldeki davaya uygulanamayacağını, kaldı ki dava açıldığı tarihte haklı durumda bulunduklarından yargılama gideri ve vekâlet ücretinden de sorumlu tutulmamaları ve davacı lehine hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tapu iptali ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır. Yine; kadastral duruma dönülme istemli uyuşmazlıklarda taraf teşkili bakımından husumetin, ihyası talep edilen kadastral parselin kapsamında kalan imar parsel ya da parsellerinin maliklerine yöneltilmesi gerekir ve bu davanın özelliği itibarıyla kayıt maliklerinin yanı sıra işlemi yapan belediyeye de husumetin yöneltilmesi mümkündür.
2. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
3. Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması hâlinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği kabul edilmiştir.
4. İmar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin bu davalarda, taraflar arasında mülkiyet ihtilafının bulunmadığı; davacının talebinin kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile vekâlet ücretinin maktu olması ve ayrıca yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekâlet ücretinden iptal edilen idari işlemi yapan davalı Belediyenin sorumlu tutulması gerekir.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmaz davalı … ve davalı … Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tâbi tutulmuş ancak, davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar Mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı … ile davalı … Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile sınırına dahil olan davalı … Belediyesi sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı tarafın mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile; mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a. Dördüncü bendinin çıkarılarak “Davacı tarafından yapılan 1.813,47 TL yargılama giderinin davalı … Belediyesi ile davalı … Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine,
b. Beşinci bendinin çıkarılarak yerine ”Davalı … Belediyesi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına,
c. Altıncı bendinin çıkarılarak yerine ”Davalı … Belediyesi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına,
d. Yedinci bendinin çıkarılarak yerine ”Davalı … tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına,
e. Sekizinci bendinin çıkarılarak yerine ”Davalı … mirasçıları tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına,
f. Onuncu bendinin çıkarılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davalı … Belediyesi ile davalı … Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.