Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3174 E. 2023/3863 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3174
KARAR NO : 2023/3863
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/610 E., 2022/674 K.
KARAR : Davanın davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Belediyesi yönünden reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haricen satın almaya dayalı zilyetliğin tespiti, tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Belediyesi yönünden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1532 parsel sayılı (2500 m2’lik) taşınmazın 600 m2’lik kısmının zilyetliğinin ve tasarruf hakkının davalı … tarafından 19.01.1998 tarihinde 1.500,00 TL bedelle davacıya devredildiğini, davacının bu devirden sonra Belediyeye müracaat ederek söz konusu hissenin kendi adına zilyetlik kaydını yaptırdığını, Yenidoğan Belediyesinde 6291 nolu dosya oluşturularak 17.12.1999 tarihinde 366 m2 arsanın mal bedeli olarak toplam 1.098,00 TL’yi taksitler halinde ödemesinin kararlaştırıldığını, bu taksitlerin Vakıflar Bankası Yakacık Şubesi’ndeki Yenidoğan Belediyesi hesabına düzenli olarak ödendiğini, daha sonra Yenidoğan Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona erdirildiğini ve yeni kurulan Sancaktepe Belediyesine bağlandığını, idari sınırların karışmış olması ihtimali üzerine Belediyeye müracaat edildiğini ve bu gayrimenkul hissesi ile ilgili olarak yer tespiti yapılamadığı cevabının alındığını, tapulama, imar çalışması ve sair işlemler yapılmış ise de vekil edenine herhangi bir tebligat gönderilmediğini, bu nedenlerle dava konusu 366 m2’lik taşınmazda davacının zilyetliğinin tespitine, bu hisse başkası adına tescil edilmişse tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline, tescilin mümkün olmadığı takdirde taşınmazdaki hissenin rayiç değerinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin ilk karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2015/18245 Esas, 2018/8473 Karar sayılı ilamı ile “…Davacı, dava konusu taşınmazı haricen satın aldığını belirterek zilyetliğinin tespitini ve tapu kaydının iptal ve adına tescilini, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın husumetten reddine ilişkin hüküm tazminat talebi yönünden davacı tarafından temyiz edilmekle tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki davacı vekili beyanlarından denkleştirici adalet nedeni ile tazminat isteği göz önüne alınıp davalılardan … ile haricen satış sözleşmesi bulunduğuna bu satıcı davada davalı sıfatında yeraldığına ve davacı terditli olarak tazminat talebinde bulunduğuna göre, bu istek hakkında taraf delilleri toplanarak, elde edilecek sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususların gözden kaçırılmış olması isabetli olmamıştır..” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 04.01.2022 tarih ve 2021/4043 Esas, 2022/81 Karar sayılı ilamı ile ”… yerel mahkemenin husumetten reddine dair ilk kararı (yalnızca) davalılardan … yönünden bozulmuş olup, bu husus Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamında geçen “Hükmün davalılardan … yönünden bozulduğunun anlaşılmasına..,” şeklinde ifade edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalılardan … hakkındaki tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere “… 7.301,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Belediyesi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde aleyhlerine hükmedilen avukatlık ücretinin hatalı olduğunu,

Yerel mahkemenin ilk kararının (yalnızca) Belediye yönünden kararın kesinleştiğini,

Nitekim bilahare yapılan yargılamada mahkemece davalılardan … hakkında da 7.301,70 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de bahse konu karar belediyenin temyizi üzerine konu hakkında kesin hükmün varlığı nedeniyle bozulduğunu,

Son yapılan yargılamada mahkemece, davalılardan … yönünden de kesin hükmün bulunduğunun tespiti yapılarak, karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın reddi şeklinde karar verildiğini ve davacı aleyhine yüksek miktarda nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönleriyle usul ve hukuka aykırı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haricen satın almaya dayalı zilyetliğin tespiti, tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 inci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.

Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, yeni bir hükümdür ve hüküm bir bütündür.

3. Değerlendirme
Bozma ilamına uyulmasından sonra davalı … yönünden mahkemece yeniden bir karar verilerek hüküm tekrarı yapılması ve bu talepler bakımından da yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece hüküm tekrarı yapılmaması doğru değildir.

Kabule göre de; davalı … Belediyesi, dava konusu tapu kaydında malik olmadığından ve yine davaya konu harici satış sözleşmesinin tarafı olmadığından adı geçen davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilip, davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.