YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3222
KARAR NO : 2023/3900
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/429 E., 2022/858 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu edilen ve tescil harici bırakılan taşınmazdaki ağaçların müvekkilleri tarafından dikildiğini, davalı …’nin kanal geçirmek suretiyle ağaçları kestiğini belirterek, ağaçların davacılara ait olduğunun tespitini ve doğan zarar nedeniyle 2.500 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, muhdesat konusunda hak iddia etmediklerini, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli 2015/261 Esas ve 2015/914 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 10.02.2020 tarihli 2016/10698 Esas ve 2020/1108 Karar sayılı kararı ile, mahkemece hüküm fıkrasında davanın kabulüne, tescil harici bırakılan meyve bahçesindeki ağaçların davacılar … ile …’e ait olduğunun tespitine karar verildiği, hükmün gerekçesinde ise, tespitin yanı sıra davacıların talebi gibi 2500,00 TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek çelişki yaratıldığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesinin 02/09/2020 tarihli 2020/247 Esas ve 2020/354 Karar sayılı kararı ile; muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinin kabulüne, davalı …’den talep edilen tazminat yönünden davanın tefrik edilmesine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.03.2022 tarihli 2021/4463 Esas ve 2022/2269 Karar sayılı kararı ile; mahkemece keşif yapılmadan değişik iş dosyası üzerinden karar verildiği, muhdesatın aidiyetinin tespiti istenen alanın orman sınırları yakınında olduğu görülmesine karşın davacılar tarafından meydana getirildiği ileri sürülen ağaçların orman sayılan taşınmazlar üzerinde bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği gibi yine davaya konu edilen muhdesatın bulunduğu alanın kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı da belirlenmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, DSİ Bölge Müdürlüğü’nden dava konusu edilen alanın kamulaştırma sınırında kalıp kalmadığı sorulduğu, verilen yazı cevabına göre dava konusu alanın kamulaştırma sınırında kalmadığı gerekçesiyle, dava açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, daha önce davanın kabul edildiğini ancak eksik araştırma nedeniyle bozulduğunu, mahkemenin bozmaya uymasıyla kazanılmış hak oluştuğunu, tefrik edilen davalar reddedildiğinden müvekkilinin hak kaybına uğradığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 684 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Somut olayda dava, 467 ve 468 parsel sayılı taşınmazların kuzeyinde, kadastro harici bırakılan yerde davacı tarafından dikildiği iddia edilen ağaçların tespitine ilişkindir. Dava konusu yerin kamulaştırma alanında kalıp kalmadığının araştırılmasına ilişkin bozma ilamına mahkemece uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
2. Mahkemece, muhdesatın yapıldığı tarih de dikkate alınarak mahkemece kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgelerle kamulaştırma haritası getirtilip taşınmaz başında uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, fen bilirkişi eliyle kadastro paftası ve kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenip zemine uygulanarak denetime elverişli rapor alınması, bu yolla muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın gerçekten kamulaştırma alanı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, yalnız kamulaştırma yapan kuruma müzekkere yazılması, dava konusu olamayan 468 parsele ilişkin verilen cevabın hükme esas alınması doğru görülmemiş, hüküm bozulmuştur.
VI.KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.