Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3823 E. 2023/5235 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3823
KARAR NO : 2023/5235
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/84 E., 2023/27 K.

KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddi

Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu 8050 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak daha önce İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/519 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ecrimisile hükmedildiğini belirterek bahsi geçen davada bilirkişi raporu ile belirlenen ve davacının fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulan 15.280,00 TL’nin, 12.11.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, davalının haksız işgali devam ettiğinden 28.01.2008 – 02.01.2011 dönemine ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.04.2016 tarihli dilekçesi ile 28.01.2008 – 03.01.2011 dönemine ilişkin talebini 16.237,50 TL olarak güncellemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının ilk talebi olan ek davanın zamanaşımına uğradığını, sonraki dönem yönünden ise müvekkilinin haksız işgali bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile taşınmazın haksız işgali nedeniyle 16.656,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…davanın dayanağını teşkil eden İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2010 tarihli ve 2010/519 Esas, 2010/497 Karar sayılı kararının Dairece bozulması üzerine, İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/47 esasına kaydedildiği ve davanın derdest olduğu, eldeki davanın çözüme kavuşturulabilmesi açısından; İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/47 esasında kayıtlı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra işin esası yönünden tarafların tüm delillerin toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

3. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 28.01.2003- 28.01.2008 dönemi için 15.280,00 TL ve 28.01.2008 – 02.01.2011 dönemi için 16.237,50 TL olmak üzere toplam 31.517,50 TL ecrimisilin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…davacının ilk talebinin daha önce açılan davada 28.01.2003 – 28.01.2008 dönemlerine ilişkin ecrimisil bedelinden fazlaya ilişkin saklı tutulan kısıma ilişkin olduğu, …davacının saklı tuttuğu bu ecrimisil miktarının 6.395,00 TL olarak belirlenmiş olup, bu miktar üzerinden yasal faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının önceki davada dava edilmeyen fazlaya ilişkin haklara yönelik ecrimisil miktarı hakkında davalının zamanaşımı def’i değerlendirilerek, davacının 03.01.2006 tarihinden itibaren ecrimisil talep edebileceğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, bunların yanı sıra, 24.12.2012 tarihli ilk karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, bu kararda hükmedilen ecrimisil miktarı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

5. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, önceki döneme ilişkin İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/47 Esas ve 2013/10 Karar sayılı kesinleşen ilk dosyada davacı tarafça 28.01.2003-28.01.2008 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep edildiğine ve eldeki davada ise 03.01.2006-03.01.2011 tarihleri arasındaki dönem için talepte bulunulduğu, davalının zamanaşımı savunması dikkate alınarak belirlendiğine göre Mahkemece yapılması gereken iş, Dairenin 17.10.2018 tarih ve 2018/2269 Esas, 2018/17516 Karar sayılı ilamı ile belirtildiği şekilde, önceki döneme ilişkin kesinleşen 2012/47 Esas ve 2013/10 Karar sayılı dosyadaki talep ve hüküm dikkate alınarak 03.01.2006 28.01.2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin saklı tutulmuş olan miktara, eldeki dosyada davacı tarafın talebi de göz önünde bulundurularak, mükerrer ödemeye meydan verilmeksizin hükmedilmesi olduğu, 28.01.2008 tarihinden eldeki davanın açıldığı 03.01.2011 tarihine kadar olan döneme ilişkin ise, davacının talebi, talep artırımına ilişkin 12.04.2016 tarihli dilekçesi ve dosya arasında bulunan bilirkişi raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle, yukarıda ve önceki ilamda açıklanan şekilde usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, bozma gereklerine, ilamda belirtilen ilkelere ve yönteme uygun olarak, Mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.01.2023 tarihli ve 2022/84 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararıyla; ilk hükümde, taşınmazın haksız işgali nedeniyle 16.656,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle birlikte davacı tarafından temyiz edilmediği, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu davacının talep ettiği dönemler için hükmedilecek ecrimisil bedelinin 16.656,00 TL’yi geçemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2.500,00 TL ecrimisil bedeli belirlenen üçüncü karardaki bedel üzerinden lehlerine usulü müktesep hak oluştuğunu, Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen … bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden … normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 … ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, … veya eksik tarafları belirlenmelidir.

6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut hâliyle … şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve … özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 … maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.